YASTIK ADAM… Yazan Martin McDONAGH… Yöneten Ozan DEMİRCİOĞLU…YASTIK ADAM - BAMBU TİYATRO - AFİŞ-

Bambu Tiyatro’dan seyrettim bu kez Yastık Adamı. Devlet Tiyatroları’nda İlham YAZAR yönetmenliğinde sahnelenmiş ve bütün Ankara’nın beğenisini kazanmış, olay olmuş bir eseri genç bir ekibin tekrar sahnelemesi son derece riskli olacak… diye düşünmüştüm. Öyle de oldu.

Konuyu teferruata kaçmadan yazmaya çalışayım: Öykü yazarı Katuryan’ın yazmış olduğu cinai, fantastik, kurgu öykülerle işlenen bir takım cinayetlerin bağlantısı olduğu yönünde bir şüpheyle Katuryan ve öğrenme zorluğu çeken kıt zekâlı kardeşi Michal sorgulanmak üzere emniyet getirilirler. Gerilimli bir sorgulama ve iç hesaplaşmalara tanık oluruz. Nihayetinde sürpriz üstüne sürpriz… (Ayrıntılar için Devlet Tiyatroları’nın sahnelediği YASTIK ADAM yazıma bakabilirsiniz.)

Bambu Tiyatro hem genç hem iddialı olma çabasında. Yanlış bir yol bence. Bu tür tiyatro ekiplerinin en büyük sıkıntısı usta çırak ilişkisinden yoksun olmaları. Devlet Tiyatroları’nın önemi buradan geliyor. Bir genç tiyatro ekiplerinde gördüğümüz üzere sahnede durma sıkıntısı, sözlerde takılma, karşıdakini bekleme görüntüsü, vurgusunu seyirciye hissettirdiğini görme isteği vs. vs. Yani sahnedeki oyuncu sahnede olduğunu biliyor ve her an seyirciye bunu fark ettiriyor. (Elbette bir Brecht ekolü manasında yazmıyorum bu eleştiriyi.) Oyuncu oynuyor ve aynı zamanda aklı seyircide.

Dekor için de aynı yavanlığı söylemek mümkün. İhtiyaç duyulan nesnelerin sahneye yerleştirilmesinden ibaret değil dekor unsuru. Bir bütünlük, bir uyum gerekiyor. Bazen dolu dolu bir dekor bile gereksiz olabiliyor. Seçilen parçaların hem sahneye hem birbirlerine uyumları…vs. vs…

Ariel’i canlandıran Mutlu Mert AĞACIK oyun ilerledikçe daha iyi oldu, içine girebildi ve sahnenin en başarılısı oldu bence. Ancak Tupolski’yi canlandıran Burgaç DÖĞÜŞÇÜ için aynı tespiti yapamayacağım ne yazık ki; hep zoraki oradaymış ve ilk kez oynuyormuş tedirginliği vardı üstünde. Katuryan’ı canlandıran Adil ŞAHİN yarattığı tipi orijinal kılamamış, sıradan gribin biri havasından öteye geçemiyor. Michal’i canlandıran Tansel AYTEKİN ise seyircinin gülmesiyle oyunun havasından çıkıp kendi havasına kapılıyor hemen.

Bilet fiyatları bu kadar yüksek olunca daha profesyonel bir temsil bekliyor insan. Ama üzülerek söyleyeyim o başarıyı bulamadım. Genel olarak CerModern’de gittiğim temsillerin çoğunda aynı sıkıntı var.

Ve tabii her özel tiyatroda olduğu üzere küçük bir kitapçık, oyuncu ve temsil bilgisi bile yok elimizde.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website