VATAN TOPRAĞI… Fransızcası Né quelque part; İngilizcesi Homelandvatan toprağı afişCezayir asıllı yönetmen Mohamed HAMİDİ’nin ilk filmi…

Film HAMİDİ’nin yaşam öyküsünden yola çıkıyor. HAMİDİ röportajında yirmi sekiz yaşından sonra babasının hastalığı nedeniyle ülkesini keşfetmeye başladığını; Cezayir’e dönüp babasının evini onardığını ve aile arsasını düzenlediğini söylüyor. Dediğim gibi filmin konusu da bu zaten.

HAMİDİ’nin beyaz perdedeki yansıması olan Farid Hadji (Tewfik JALLAB) Fransa’ya alıştığı için ve Cezayir hiç cezp edici görünmediği için dönmek –daha doğrusu, gitmek– istemez. Ancak babası rahatsızlığına rağmen kendi başına gitmeye kalkışınca iş Farid’in üstüne kalır. Cezayir’e gidilmesi gerekmektedir; çünkü hükûmet petrol nakil hatları geçeceği gerekçesiyle evleri köylülerin elinden almaya başlamıştır ve buna kimse direnememektedir; birileri ellerinde tapularıyla devletin karşısında ayakta durmalıdır.

Faridvatan toprağı 1 Cezayir’e gider; ama daha en başta, onu –uzaktan da olsa– tanıyanların havaalanında karşılamasıyla ve eve dönüş yoluna düşmeleriyle ne kadar farklı insanlarla bir arada olduğunu anlar. Fransa nere, Cezayir nere! Mecburiyetten Farid bu garip insanlarla bir arada olmaya başlar. Bu süreçte Farid’in çakal, her tarakta bezi olan kuzeni (Jamel DEBBOUZE) Farid’i gezmeye götürür, ülkesini gösterir ve bir yerde bir gece konaklarlar. Ertesi sabah kuzeni daha Farid uyanmadan Farid’in pasaportunu, resmi belgelerini alıp Fransa’ya kaçar. Artık Farid Cezayir’de tam tutsaktır. Gel gelelim günler geçtikçe olay -anlatım olarak değilse bile içerik olarak- bir durum güldürüsüne döner; Arapçası yarım yamalak olan Farid Fransa’da edindiği bilinç ve vatandaşlık hakları kültürüyle ve almış olduğu hukuk eğitimiyle yerel halkın sözcüsü, önderi olmaya soyunur ister istemez. Cezayir bürokrasisinin dik kafası Farid’in ‘birey olma’ bilincini canlandırır, duygularını, ülkesi için mücadele yanını körükler. Başlarda evine, Fransa’ya dönmek için gün sayarken artık ne zaman döneceğine ilişkin sorulara manalı bir şekilde “Bilmiyorum.” der.

Bu Farid’in ilk sınavıdır; zira ikinci sınav daha gülünçtür. Farid vatan toprağı 2yıllardır ülkesinden gelen kaçakların konumuna düşer ve babası yine rahatsızlandığı için Fransa’ya belgesiz bir kaçak olarak bir tekne içerisinde dönmek zorunda kalır. Tutuklanır. Hem kaçak olmanın hem de göçmen kampında tutulmanın zorluklarını yaşar. Bir anlamda hem anavatanının durumuna hem de ülkesindeki insanların biraz daha iyi bir yaşam için çektikleri sıkıntılara, kaçak hayatlara şahit olur.

ne-quelque-part-19-06-2013-13-gFilmde tam doğu usulü içten içe yanıp kül olan küçücük bir sevda masalı da var. Çok kısa, çok naif. Kendi çakımıyla alevlenip, kendi közünde küle dönüp yok olan bir sevda. Komşu kızı Samira’yı faslı oyuncu Zineb OBEİD canlandırıyor. Reklam filmleriyle tanınan oyuncu dikkat çekici güzelliğiyle sinemaya da adım atmış oluyor. Fiziki yapısı sayesinde aptal bir aşık değil, kişilikli bir sevdalı yaratmış rolünde. Yandaki karede hem görüntünün verdiği mesaj hem de Samira’nın ruh hâli çok güzel yansıyor.

Filmin tamamı Fas’ta çekilmiş. Yönetmen Mohamad HAMİDİ bir gün kendi ülkesinde de film çekebilmek istediğini dile getiriyor. Cezayir’den bir yapımcıyla görüştüğünde zaman zaman izin almakta sıkıntılar çekildiğini öğrenince ilk filminde o sıkıntıları yaşamak istememiş. Yalnızca on iki saniyelik havaalanı sahnesi Cezayir’de çekilmiş. Bunun bile sonraki çekimler için umut verici olduğunu söyleyerek arkadan gelenlere bir yol açtığını savunuyor. (Artık durum Cezayir’de ne kadar kötüyse!) Sinema dünyasına verilen destek konusunda da bir dokun bin ah işit sözleri var: “We must stop this policy of nepotism…” Yani: “Adam kayırmacı politikayı durdurmalıyız…” diyor… Demek ki geri kalmış ülkelerde durum bu! Bizde nasıl acaba(!).

Ne-quelque-part 12013 yılı ürünlerinden, güzel noktalara değinen hoş bir film. İnsanî duyarlılıkları es geçmiyor. Bazı noktalarda anlatımın kalitesi kendi seviyesinden sapıyor; misal, kahvehane sahneleri biraz yavan, bizim mahalle dizilerindeki zorlama sahneler var… Genel manada ben beğendim; oyunculuklarda çok bir beklentiniz yoksa beğeneceğiniz kanısındayım. Başrol Farid Hadji rolünde Tewfik JALLAB’ın farklı bir yakışıklılığı olduğunu söyleyeyim.

Önümüzdeki hafta bu filmden ilgimi çeken bir konuşma üzerine kısa bir deneme yazmayı düşündüğümü belirteyim ve o yazılamamış yazıya şimdiden link vereyim.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website