THOM PAIN – TİYATRO 4 🎭🎭🎭

THOM PAIN… Yazan Will ENO… Yöneten Derya EFE… Gösterim: 15.02.2020 – İzmir

Tek kişilik, tek perde, 70 dakikalık, bir tür anlatı tiyatro. TİYATRO 4 ekibinden Kağan ULUCA oynuyor. Daha önce Ankara’da festival kapsamında Tiyatro Alçak Sahne’den Bora KARAKUL performansı ile seyretmiştim. O zaman aynen şöyle yazmışım:

“Thom Pain belki soyadından da anlayacağımız üzere acı, keder, korku, endişe üzerine temellenmiş bir dünya görüşüne hâkim. Yaşadıkları, ufak tefek anıları, önemsiz görünen kırılmaları birike birike Thom Pain’i korkak, tedirgin hale getirmiş. Modern dünyanın korkularını fazlasıyla içselleştirmiş ve oradan da hayatın aslında fazla büyütülmemesi gerektiği her şeyden, her andan mutlu olmak gerektiği sonucuna varmış. Ama tavrındaki temel çatışma bize aktardığı düşüncelerine rağmen kendinde ulaşmaya çabaladığı tutarlılığı yakalayamamış, sorgusu devam eden, tedirgin, ürkek bir tip Thom Pain. Dinleyiciyle oynuyor, onunla dalga geçmeye çalışıyor, onu korkutmaya çalışıyor, onun düşündürmeye çalışıyor; kısacası seyirciyi kendi yanına çekmeye çalışıyor. Bir yanıyla durumun farkında, iletişim kuramamanın endişesini yaşıyor. Monologundaki sıçrayışları kontrol edemiyor, daldan dala atlıyor; çünkü kafası karışık. Hem çabalıyor hem korkuyor hem çaresiz hem yalnız hissediyor.”

Bu paragrafın oyunu yeterince aktardığı kanısındayım. Kağan ULUCA ile Bora KARAKUL arasında bir üslup farkı var elbette. ULUCA’nın tiplemesi daha fütursuz, aynı korkular, tedirginlikler var; ama ULUCA bunlardan sıyrılmış ve belki umursamıyormuş beden dilini tercih etmiş. KARAKUL’da ise sanki zamanla üstüne yapışmış bir korku, tedirginlik kimliği vardı. Yani diyebilirim ki KARAKUL’un THOM PAIN’ine acıyabilirsiniz; ama ULUCA’nın THOM PAIN’ini itici bulursunuz, çünkü temelsiz de olsa yaşadıklarıyla daha cesurlaşmış, her an her şey yapabilir. Şahsi fikrim iki temsilin de kendine göre güzel olduğu yönünde. ULUCA bence tek eksi puanı seyirci ile diyalogundan alıyor; zira hem atılgan, saldırgan, fütursuz olacaksınız hem de seyirci ile diyaloga gireceksiniz! Bu durum her zaman seyirciyi tedirgin eder ve seyirci sizi bir tehdit olarak görmeye başlar, aklının bir köşesinde ‘bana laf ederse ne derim’ sorusu asılı kalır ve yoğunluğunu kaybeder. Ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim Kağan ULUCA sahneye yakışan bir tip.

Bense her iki temsili de seyretmelisiniz. Bir oyunu farklı yorumlarla seyretmek çok keyifli… hele bir de oyuncular iyiyse!

Bir cevap yazın