SON TANGO… Yönetmen Hakan ÇİMENSER… Yazan Özcan ÖZER… Son Tango - Afiş

Son Tango tahmin edileceği üzere bir Arjantin hikâyesi. Arjantin cuntası yabancılarla işbirliği içinde memleketi yönetmekte, sömürmektedir; halk ise ‘açlık, yokluk, sefalet ve onun ardından gelen ahlaksızlık’ girdabına kapılmıştır. Tabii şimdi ben buraya böyle kısa bir açıklamayla oyunun temasını yazınca kulağa hoş geliyor; ama temsile gidildiğinde aynı oyunu, anlatımı, yorumu, metni bulamıyorsunuz.

Aklıma takılan ilk soru şu oldu: Neden bir Türk bir Arjantin hikâyesi, oyunu kaleme alsın? Hiç kuşkusuz Türkiye’nin dışında dünya insanlarının değerleriyle de ilgileniyor olabilir bir yazar/insan. Ama Türkiye’nin dertlerini, üstüne bir de dünyanın dertlerini özümsemiş olmak gerekmez mi önce? Uzatmadan yazayım, Özcan ÖZER’in Son Tango’ya kalkışması tam da Arjantinli Jose Rodriguez De Souza’nın (uydurma isim) Türkmen Düğünü (uydurma değil) gibi bir oyun yazmasına benziyor. Bilmiyorum, belki ÖZER hakim olduğu ikinci dilin kültüründe bir eser vermek istedi!

Son Tango - Dans sahnesiAçıkçası bugüne dek seyrettiğim en zayıf metin ve sahneleme diyebilirim. Oyun -ve hatta temsil- üniversitede kendini devrimci sanarak abuk sabuk, temelsiz, yavan metinlerden tiyatro yapmaya çalışan gençlerin gösterilerini andıran bir on beş dakika ile başlıyor. Doğrudan söylenen yavan mesaj kaygıları, ‘bakın size ne demek istiyoruz’ biçiminde replikler, daha en başta anlamsız bir dram, yakarış. Sonlara doğru bir sorgu sahnesi var… evlere şenlik!.. Acaba bir Brecht & Weill havası yakalayabilir miyiz içgüdüsüyle müzikli eleştiri(!)… Üzgünüm, olmamış. Tam manasıyla amatör toplumcu tiyatro.

Sahne tasarımında Tango gibi karizmatik bir konuyu bile akıllara Son Tango - Maria & Pedrokazıyabilecek en ufak bir gösterge yok. Müzikler nedense Tango değil, yeni nesil Türk rock müziği gruplarının müziklerini andırıyor. Hani acaba tangoya kapılıp gitmeyelim, kendi alışkın olduğumuz müziği duyarak anlatılanları ülkemize mi yoralım… diye acaba? Ama konu bile o kadar geçmişte kalmış ki, bugün bu konuyu işlemek istiyorsanız daha başka ülkeler üzerinden işlemeniz gerekiyor bence. Şimdi ben bir Vietnam savaşı oyunu yazsam ne olursa bu oyunda da o olmuş. Olmaz mı, olur; ama çok sıkı çalışmak, ince ince işlemek gerekir.

Oyunculara değinmeyeceğim; kötü olduklarından değil, onlar için de talihsiz bir temsil olduğu için. Oyuncular ne yapabilir ki!

Tiyatroya gitmeyin, demek dünyanın en ahmakça sözü olur; gidin tabii ki; ama büyük beklentiler içerisinde olmayın.


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website