KARAKUŞ… Yönetmen Jason BUXTON… Öncesinde üç kısa film blackbird afişçekmiş ve KARAKUŞ BUXTON’un ilk uzun metraj filmi.

Film Gothic yaşam tarzını benimsemiş on altı yaşındaki Sean Randall’ın okula silahlı saldırı planlamakla suçlanmasıyla başlar. Sean’ın annesi ikinci kez evlenmiş, küçük kız kardeşi ile uzakta yaşamaktadır ve Sean’a çok sıcak yaklaştığı da söylenemez. Sean babası ile sorun yaşamamakla beraber uyumlu bir arkadaşlık ilişkileri de yoktur, bir türlü frekans tutturamamaktadırlar. Kertenkele besleyen, kaşında metal halkasıyla çivili giysiler giyip, en sertinden metal müzik dinleyen; Gothic yaşam tarzı nedeniyle çevresince alay edilen, horlanan Sean öğretmeninin tavsiyesi üzerine öfkesini dindirmek için bir intikam hikâyesi yazmaya karar verir. İnternetten yazdıkları güvenlik denetimlerine takılan Sean avcı olan babasının silahlarını kullanacağı şüphesiyle bir gece baskını sonucu gözaltına alınır. Bu noktadan sonra geriye giderek olayların nasıl geliştiğini görürüz. Olay basına yansıyınca vatandaşlar tedirgin olur ve Sean’a suçlu gözüyle bakılmaya başlarlar; kefalet talebi kabul edilmez ve Sean bir ıslahevine gönderilir. Bir anlamda AmBlackbird-4erika’da 20 Nisan 1999’da gerçekleşen ve tüm ülkeyi huzursuz eden Columbine Lisesi katliamının yan etkileri bunlar; toplum tetiktedir. Tam bu aşamada medyanın kamuoyu üzerindeki tehlikeli etkisini görürüz. (Durumun Aziz YILDIRIM’ın evindeki silahların gösterilerek ‘suç örgütü kurmak’ vurgusuyla haberler yapılmasından hiçbir farkı yok aslında.)

Sean gerçekten böyle bir plan içerisinde midir? İlk olarak blackbird3film ilerledikçe ipuçlarının ortaya döküleceğiniz düşünsek de Sean’ın tutarlı tavırları ve kişilikli duruşu bizde güven yaratır. Aklı başında, yaşıtlarına göre daha olgun bir gençtir. Henüz sorgu odasındayken bunu fark ederiz. Üstünde baskı kurmaya çalışan polisle konuşması sağlamdır. Değerlerinden asla taviz vermez. Suçlamaların tamamını reddettiği gibi neyle korkutulursa korkutulsun düşüncesinden vazgeçmez. Toplumun huzursuzluğunu ve kamuoyu baskısını hesaba katan avukatının en hafif cezayı alması üzerine bir plan belirlemesine Sean “Gerçek kimsenin umurunda değil mi?” diye karşılık verir.

Blackbird_02Sean ıslah evine gider; ancak orası Sean’a göre değildir. Hem gerçekten suçlu gençlerle bir arada yaşamak zorundadır hem de okulun en popüler erkeğinin elinden aldığı kız arkadaşı ile başlattığı taze ilişkiden mahrum kalmıştır. Bir şekilde şartları kabul eder ve belirli isimlerden uzak durma cezasıyla salıverilir. O zaman anlar ki hem duygusal ilişki arifesinde olduğu kız arkadaşına yaklaşamayarak hem sosyal hayatı gözetim altında olması sebebiyle asıl esareti o an başlamıştır. Çözüm bellidir: Sean’i Sean yapan kendinden ödün vermemesidir; zaten kız arkadaşı Deanny’i de öyle kazanmamış mıdır?

Filmin bundan sonrasını anlatmayacağım; çok büyük sürprizler yok, ancak izleminizi tavsiye ederim. 103 dakikalık filmin Kanada’da Halifax ve Windson’da 20 günde çekilmiş olması ilginç bir ayrıntı. Toronto’da En İyi İlk Film ödülünü alırken Kanada’nın Oscar’ı diyebileceğimiz Akademi ödüllerinde de Claude Jutra Ödülü’ne lâyık görülmüş. Akademi filmi modern ve sosyal duyarlılığı olan bir film olarak nitelendirmiş. Atlantik’in o sene için En İyi Atlantik filmi, En İyi Atlantik Yönetmeni, En İyi Atlantik Senaristi seçilmiş. Başrolde Sean Randall olarak seyrettiğimiz Connor JESSUP on bir yaşından beri oyuncu olduğundan olsa gerek gayet rahat ve tutarlı bir oyunculuk çıkarıyor. Yönetmen koltuğunda oturduğu bir de kısa filmi var.

Diğer rollerde özellikle ıslahevindeki serseri elebaşı rolünde Alex OZEROV başarılı. Bir de kız arkadaşı canlandıran Alexia FAST var. Başka dikkat çekici rol yok zaten. Lider roller bunlar. Ve bence bu kadarı filmi götürmeye yetiyor.

İzlemeye değer.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website