SABIR TAŞI – SADIK ÇUBEK*

“…SABIR TAŞI - SADIK ÇUBEK -

Ona “Sen bu kadar sık erkek değiştiriyorsun,” dedim, “gel bir gece de birlikte hoş bir vakit geçirelim. Biz herkesten çok birbirimizin olmalıyız. Her gün göz göze geliyoruz. İnan ki seni çok seviyorum. İstediğin her şeyi veririm sana. İstiyorum ki bir gece yavaşça kapıyı açasın, içeri giresin. Ben uykuda olayım, nefesinin bana ‘geldim’ diyen sesiyle uyanayım ve sen yanıma süzülesin.”

Bana, “Günahtır. Haramdır. Şayet istiyorsan Şeyh Mahmut’a söyle muta nikâhımızı kıysın, sigan olayım. O zaman yanına gelirim,” dedi.

Ona “Şayet Şeyh Mahmut muta nikâhımızı kıyarsa artık senden hoşlanmam. Bir gece odama yavaşça nikâhsız gelirsen ne olur ki? Benden hoşlanmıyor musun?” dedim.

O da, “Neden hoşlanmayayım ki! Sen bir beysin. Biliyorum Kakol Zeri’yi de seviyorsun. Ama haramdır işte,” dedi.

Ona, “Doğrusunu söyle! Şimdiye kadar kimseyle böylesine hiç yatmadın mı?” dedim.

“Bu günbatımına yeminler olsun ki düğmemi bir harama açmadım şimdiye kadar,” dedi. “İki kez evlendim, sonraları da hep muta nikâhı oldum, siga oldum. Dillerine kurtlar düşsün inşallah! Bu Kakol Zeri, Hacı’nın kendi dölüdür. Sen görseydin Hacı’yı anlardın. Kakol Zeri aynı kendisi. Cihan Sultan’dan sor istersen. Türbede köylü herifin kolu çarptı, çocuğumun burnundan kan fışkırdı. Millet de aynı Lût Kavmi gibi üşüştüler başıma; çocuğu haramzadedir diye…

…”


* SABIR TAŞI, Sadık ÇUBEK (1916, İran – 1998, ABD), Çeviren Haşim HÜSREVŞAHİ, Kavis Yayıncılık-İstanbul, 1. Baskı, 2010, s. 148-149

Bir Cevap Yazın