NALINLAR – DEVLET TİYATROLARI ANKARA 🎭🎭🎭

Nalınlar… Yazan Necati CUMALI… Yöneten M. Volkan BENLİ…NALINLAR - AFİŞ

Üç kez seyrettiğim bu oyun hakkında olumsuz bir görüş bildirebilecek miyim, pek sanmam. Necati CUMALI’nın eser kitapçığında yer alan yazısında da açıklamaya çalıştığı üzere Paris seyahatinden sonra kendi kültürümüze arkamızı dönmeden bir eser yaratmak çabasının sonucu ortaya çıkmış bir eser Nalınlar. CUMALI şöyle yazmış:

“…Nalınlar’ı tiyatro görgümü arttırmak için bir buçuk yıl kaldığım Paris’ten yurda döndükten sonra yazmıştım. Paris’in öğretisi şu olmuştu: Bizden gördüklerini öykünmeyi bırak, yazacağın oyunlarda bize yerel, ulusal renkler getir!..”

NALINLAR - 3Öğrendiklerini bire bir uygulamış CUMALI. Oyun İzmir’in Urla ilçesinde geçen Anadolu işi bir güldürü. Bildik mesele, birbirini seven gençler ve araya girenler. Osman’ın (Ötüken HÜRMÜZLÜ) gönlü Seher’de (Çağdaş SERTER), Seher’in gönlü Osman’da. Ama Osman zengin değil, garip, biraz mıymıy bir tip. Seher çok mu zengin! Değil; ama elde olanları ailenin biricik kızı zengin olmayan biriyle (fakir demiyorum) evlendi diye kaptırmak istemeyen ağabey Ömer (Hüseyin BAYLAN) var işin içinde. Seher’i bir an olsun gözünden, kulağından ayırmayan; Seher’in gözü kulağı olduğu bir anası var, Esma (Rengin SAMURÇAY). Mahalle dedikodusu var, ayaklı gazete Döndü (Aysın IŞIMER) var. Geçmişten gelen bir husumetle yalancı tanık talebi geri çevrilmiş Muhtar (Ersin AYHAN) var… Anadolu’da bunlar yok mu? Var! Mal kavgası, muhtarında bile bir nüfuz kullanma hevesi, kızı dizinin dibinden ayırmama içgüdüsü, dedikodu, alicengiz oyunu… İyiler de var: Aklında bile yokken köyün dulu Döndü ile evlenmek pahasına Osman’ın yardımına koşan dost Ali (Serkan EKŞİOĞLU) var.

Necati CUMALI bu sıradan gibi görünen çıkmazı kalemiyle öyle NALINLAR - Aysın IŞIMER (Döndü), Ersin AYHAN (Muhtar), Rengin SAMURÇAY (Esma)güzel işliyor ki düşününce çoğu itici, kötü olan bu karakterler bizim için birer neşe kaynağı olup çıkıyor. Bugün bile devam eden bu sorun bir güldürüye dönüyor. Bir de buna bizim oyuncularımızın kendi kültürlerine olan oyun ve yorum yatkınlıkları, doğal uyumları eklenince tadından yenilmez bir güldürü çıkıyor ortaya. Başta yönetmen M. Volkan BENLİ olmak üzere tüm ekibi kutluyorum. Kalemde pek ayrıntı yokken renkli, akıp giden bir temsil ortaya çıkmış.

Oyunun adı neden Nalınlar? CUMALI’nın kaleminden okuyalım:

“…Avukattım; birbiri ardına kız kaçırma davaları alıyordum. Tanıkların kız kaçırma olaylarında sık sık nalınların bulunuş biçimini, zorla kaçırılma ya da gönüllü olarak kaçma olarak yorumlamaları dikkatimi çekti…”

NALINLAR - 9Nalınlar oyunda sadece kaçma-kaçırılma ipucu olarak değil, aynı zamanda bir anlamda kızın ayağına vurulmuş pranga olarak da yorumlanıyor; çünkü anne Esma kızı Seher’i içeriden bile takip edebiliyor nalınların sesine kulak kabartarak. Benzer bir algı gölge oyunuyla aktarılan aile ve mahalle baskısı yorumunda kullanılıyor. Seher’in buhranları ve mahalle baskısının anlatıldığı sahnelerde ışıklandırma ve ses çalışması harika. Evlere dekor olan parmaklıkların işaret ettiği anlam önemli.

Bendeki eserde CUMALI oyuna bir NALINLAR - Sekan EKŞİOĞLU (Ali), Ötüken HÜRMÜZLÜ (Osman)açıklama eklemiş ve yöreye uygun, seyircinin kolay anlayabileceği şivenin kullanılabileceğini belirtmiş. Oyuncularımız da hakkını vermişler. Kimi nasıl öveceğimi bilemedim. Döndü biraz abartarak da olsa oyunun öncü kuvveti gibi; ama ben özellikle Esma’yı canlandıran Rengin SAMURÇAY ve Ali’yi canlandıran, Kanlı Nigardan hatırladığımız, Serkan EKŞİOĞLU’nu vurgulamak isterim. Ömer’e hayat veren Venedik Taciri’nden hatırladığımız Hüseyin BAYLAN’ın ise alışılmışın üstünde bir doğallığı var. Ersin AYHAN Muhtar rolünde harika, kırıp geçiriyor.

NALINLAR - Hüseyin BAYLAN (Ömer), Ersin AYHAN (Muhtar)Serkan EKŞİOĞLU’na ayrı bir paragraf ayırmak istedim. Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli temsilcilerinden biri olacak gibi görünüyor. Umarım çalışmalarına, araştırmalarına bu yönde devam ediyordur. Doğal bir komik. Sahneye çıkıp seyirciyi güldürememesi gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Bakışlarını ve sesini çok iyi kullanıyor. Tiyatromuz adına çok umut verici!

Oyunda dilinize pelesenk olacağını düşündüğüm çok hoş bir türkü duyacaksınız. Aşık Veysel’den dinleyebilirsiniz: Keklim idim vurdular. Ayrıca, bu türküyü nereden hatırlıyorum, diye kendini yiyenler için sürpriz adres.

Keklik idim vurdular
Kanadımı kırdılar
Daha ben ne idim ki
Yârimden ayırdılar
Gel gel yanıma keklik
Kastın canıma keklik
Al kınalı parmaklarını
Batır kanıma keklik
Keklik kumda eşinir
Ah eşinir de deşinir
Benim sevdiğim acep
Şimdi nerede düşünür
Gel gel yanıma keklik
Kastın canıma keklik
Al kınalı parmaklarını
Batır kanıma keklik

Sözün özü: Tiyatro bir kültürdür. Tiyatrosunu kaybeden kültürünü yitirir. Bu oyuna özellikle çocukların ve gençlerin gitmesini tavsiye ederim.[1]


[1] Milli Savunma Bakanlığı’na tavsiyem bir daha er ve erbaşları bir oyuna götürmeden önce lütfen bir yetkiliyle irtibata geçmeleridir. Shirley Valentine’e bir otobüs dolusu er ve erbaş götürerek kimseye tiyatroyu sevdiremezsiniz; ama illa tiyatro diyorsanız işte Nalınlar tam seyirlik.
*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın