MÜFETTİŞLER – DEVLET TİYATROLARI ANKARA 🎭🎭🎭🎭🎭

MÜFETTİŞLER… Yazan Melih Cevdet ANDAY… Yöneten Servet AYBAR…MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Yönetmen Servet AYBAR

Hemen söyleyeyim, bence sezonun en başarılı üç oyunundan biri Müfettişler. Yönetmeninden başlayıp dekoruna, kostümüne, müziğine kadar yayılan bir sahiplenme söz konusu. Hani diyebilirim ki bu senenin en iyi yönetmen ödülü kesinlikle Servet AYBAR’a verilebilir.

Bu yazımda kısaca temsilin beğendiğim yönlerini yazacağım. Metin olarak pek kolay bir metin olmadığından üzerinde biraz daha çözümlemeli bir yazıya sonraki günlerde yine sitemde yer vereceğim.

Yönetmen AYBAR’a yönetmenliğinden önce oyun kitapçığı içerisine yazdığı kapsamlı, aydınlatıcı yazıdan ötürü MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Serpil GÜL (Kadın), Levent ŞENBAY (Adam)teşekkür etmek isterim. Seyredeceğiniz oyunu, türünü, anlatılmak isteneni, ekibin amacını ve edebi değerleri bir sayfalık yazıda dolu dolu aktarmış. Neredeyse kaynak kıvamında bir makale var elimizde. Dekor, kostüm tasarımcısı Özlem KARABAY meslektaşlarından pek sık okuyamadığımız ayrıntılarla güzel bir yazı kaleme almış; teşekkürler.

Yönetmen AYBAR’dan kısa bir alıntıyla başlayalım:

“Anılarınızı satabilir misiniz? Bir evi satıp başka bir eve geçerek, hayata sıfırdan başlamak mümkün mü? Yoksa geçmişin soluğu sürekli ensenizde mi? Oyunumuzda, evleriyle birlikte geçmişlerini de satılığa çıkaran ve mutluluğu arayanların hikâyesini anlatıyoruz. Emekli bir adam ve karısının hikayesi. Adam’ın bir türlü kurtulamadığı suçluluk duygusu ve kadının hep kocasını ayakta tutma çabası. Yıllarca yaşadıkları evi satıp, deniz kenarında bir yere yerleşme arzusu. Pek de yabancısı olmadığımız konular.”

Elbette söz konusu tiyatro olunca işin içine bir sahneleme sanatı giriyor, yönetmen yorumu giriyor ki Müfettişler temsilinin farkı işte burada ortaya çıkıyor. Tam manasıyla bir reji başarısı.

Yukarıdaki açıklamadan oyunu klasik bir temsil şeklinde MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Levent ŞENBAY (Adam),Serpil GÜL (Kadın) -yorumlayabilirsiniz; değil. Metin bir uyumsuz tiyatro metni. Okunduğunda duru, sakin bir metin görülüyor; ancak yönetmenimiz Servet AYBAR sahneye müthiş bir hareketlilik vermiş. Metinleri öyle bir hareketli yorumlamış ki oyuncuların monoton bir diyalog şeklinde aktarabilecekleri sahneler (monoton akış da yorum olarak yadırganmaz) tam bir aksiyon ile akıyor. Seyirciyi oyunda tutmayı başaran bu yorum içeriğin önüne de geçmeden sağlıyor başarısını. Kritik dönüşlerde sesleme (efekt), ışık vurgusuyla seyircinin dikkatinin odaklanması sağlanıyor. Metinde görülmeyen ‘abicim, abicim’ esprisi etkili, akılda kalıcı bir yorum. Karakterlerin algı biçimleri konusunda da yardımcı oluyor. Ve oyunun sonunda yer almayan bir kapanış sahnesi var ki muhteşem şekilde oturtulmuş temsile. Gerçekte final başka biçimde, yoruma açık bitiyor; fakat ben AYBAR’ın çözümü umutlayan tercihini çok beğendim. (‘umutlayan’ fena olmadı bence)

MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Umut KARADAĞ(Komisyoncu), Turgay KILIÇ (Müşteri), Levent ŞENBAY (Adam), Serpil GÜL (Kadın)Uyumsuz tiyatro nedir? Kısaca söylemek gerekirse, dünyadan bağımsız fakat kopuk değil, kendi gerçekliğiyle oluşmuş bir yapı üzerine kurulu ayrı bir dünya ve bu yapının sorgulanamadığı bir dünya. (Anlaşılması için oyundan bağımsız olarak bir örnek vereyim: Yalan atanların amuda kalkıp yürüdüğü bir dünya gibi.) Şüphesiz ki bu dünyanın kendi bütünlüğü içerisinde çok ciddi eleştirileri, sorguları olur. Müfettişlerde temel uyumsuzluk evlerini satmak isteyen karı kocanın müfettiş korkusundan, sorguya çekilme, yakalanma endişelerinden kaynaklanmaktadır. Ne için? Bilemiyoruz. Somut bir veri yok. Aslına bakarsanız oyundaki başkarakterler de bilmiyorlar bunu. Küçük ipuçları verilir gibi oluyor; fakat yorum seyircide kalıyor. (Bu konuda ayrıntılı bir yazıyı yazmak üzere burada geleceğe link veriyorum. Link.)

Müzikler mükemmel. Can ATİLLA bu oyunun soundtrack’ini çıkarabilir. MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Levent ŞENBAY (Adam),Serpil GÜL (Kadın)Açılış sahnesindeki müzik sorgu ve korkuyu veriyor. “Bir gemi gider yelkenli/Evim, yuvam nerede benim?” şarkısı sahnesinde kullandığı canlı müzik Aram Khachaturian’ın Masquerade suit’ini anımsatıyor ve gerçekten bir maskeli baloyu, bir curcunayı aktarıyor. Son sahnede, daha doğrusu hayal sahnelerinde kullanılan müzik muhteşem, insanın boğazını düğümlüyor.

Dekorda çok hassas bir tercih var. ANDAY’ın özgün metinde belirtmediği abartılı cisimler kullanılmış: Dev fasulyeler, kazan büyüklüğünde çay fincanları gibi. Diyalektik materyalist ve idealist çekişmeye vurgu bağlamında kullanılmış cisimlerin oyunun yorumlanmasında üstlendiği görev önemli. Bu ilişkiyi metinden alıntılar kullanarak ileri tarihteki bir yazımla açıklamaya çalışacağım. Bu temsilde dekor ana etkenlerden biri.

MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Umut KARADAĞ(Komisyoncu), Turgay KILIÇ (Müşteri)Bütünde 1970-1980’den kalma bir dekor tercih edilmiş. Ancak burada küçük bir hata var: Sahnedeki gazetede eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarımızdan Celal BAYAR’ın diplomasi haberi var; oysa BAYAR son aktif görevini 1960’ta tamamlamıştı. O gazete haberlerini görünce biz –sahneye dikkatli bakan seyirciler– dönemi 1950-1960 civarı algılıyoruz. Görüntü olarak evet; fakat anlatım olarak böyle bir dönem algısı oluşmuyor. Dekoru bugüne uyarlamaya çalışsalar daha evrensel bir döşeme tercih edilmesi gerekecekti; bu da istenen etkiyi vermeyebilirdi. Hem kalıplaşmış, köhnemiş hayat vurgusunu yok edecekti; hem de, şöyle düşünebiliriz, bugün nasıl kot pantolon uluslararası bir kabul gördüyse salonlarımız da üç aşağı üç yukarı benzer; oysa oyunun Türkiye’de geçtiği anlaşılsın isteniyor; çünkü oyunda özel isim yok.

Kostümde Özlem KARABAY güzel bir iş çıkarmış. Müfettişler’i okuduğunuzda KARABAY’ın ortaya çıkardığı gibi bir tipleme göremeyebilirsiniz; ancak KARABAY güç algısını, korku veren güç algısını çok iyi yansıtmış; bu sayede hissedilen korku da kimlik kazanmış.

Oyuncular büyüleyici. Kadın rolünde Serpil GÜL’ün enerjisi çok güçlü. MÜFETTİŞLER - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Umut KARADAĞ(Komisyoncu), Levent ŞENBAY (Adam), Turgay KILIÇ (Müşteri), Serpil GÜL (Kadın)Adam rolünde Levent ŞENBAY yaşadığı korkuyu ve çıkmazı bedeniyle de aktarabiliyor. Müşteri rolünde Turgay KILIÇ ve Komisyoncu rolünde Umut KARADAĞ kurmaları gereken baskıyı, gerilimi seyirci üzerinde de kurmayı başarıyorlar. Sahnede şahit olduğumuz öznel sorgulamanın ne denli zorlu ve yıpratıcı olduğunu, olacağını hissettiriyorlar.

Nedense üçüncü kez gittikten sonra yazma fırsatı bulabildim. Her defasında aynı heyecanı, aynı sorgulamaları yaşadım. Çok şiddetle tavsiye ediyorum, bu temsili kaçırmayın.


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın