KAPTAN ABU RAED – ÜRDÜN SİNEMASI (2007)

KAPTAN ABU RAED… bir Ürdün filmi… Yönetmen Ürdün doğumlu, pilot kaptan abu raed afişbir aileden gelmiş ve on üç yaşında Amerika’ya göçmüş Amin MATALQA…

Film Ürdün’ün ilk Yabancı Film Oscar Adayı olma özelliğini taşıyor. 2008 yılında saygın Sundance Film Festivali’nden ödülle dönmüş, uluslar arası alanda da birçok ödül almış ve birçoğuna aday gösterilmiş bir yapıt. MATALQA bu filmi sayesinde Walt Disney Stüdyoları için The United adında bir aile film çekerek Orta Doğu ve Afrika coğrafyasından onlarca sanatçıyı bir araya getirme fırsatı yakalamış. The United uluslar arası arenada seksen kopyayla gösterime girerek, Walt Disney gibi büyük bir Hollywood stüdyosu tarafından Arap âlemi için çekilen ilk film unvanını alıyor.

kaptan abu raed (Nadim SAWALHA)Kaptan Abu Raed alışılagelmiş biçimde bir doğu filmi. Doğunun insancıllığını içinde barındıran, ahlâkî değerlere önem veren ve bunların savunucusu olan bir anlatım. Kaptan Abu Raed’i izlediğimizde görüyoruz ki eskiden bizim de içinde olduğumuz doğu kültüründen nasıl da uzaklaşmış ve bambaşka bir değer algısına geçmişiz. Filmde işlenen değerler çok önemli. Artık filmlerimizde bu üslûp ve değerler yok. Eski Türk filmleriyle alay edeceğiz ve Amerikan sinemasına öyküneceğiz derken nasıl da yitirmişiz değerlerimizi! Filmin temasını incelemek yerine beni en çok bu hususlar kaygılandırdı.

Abu Raed (Nadir SAWALHA) hava alanında çalışan yaşlı bir temizlik kaptan abu raed (Nadim SAWALHA & Udey AL-QİDDİSSİ)görevlisidir. Karısını kaybetmiş, onun tatlı hatırasına duyduğu saygıyla yalnız yaşamaktadır. Bir gün hava alanındaki çöp tenekelerinin birinde bir pilot şapkası bulur ve şapkası başında evine döner. Aslında bunda kötü bir niyet yoktur, yalnızca bir şapka bulmuş ve başına uydurmuştur. Mahalleden bir çocuk Tarık (Udey AL-QİDDİSSİ), Abu Raed’i görür ve onu pilot sanır. Raed pilot olmadığını ısrarla söylese de Tarık’ı ikna edemez ve ertesi sabah kapısında, mahallelerinde bir pilotun oturduğunu öğrenip maceralarını dinlemeye gelmiş onlarca çocuk bulur.

kaptan abu raed (Rana SULTAN & Nadim SAWALHA)Raed bir yandan çocuklara öyküler anlatmaya başlayıp onları fark ettirmeden tedrisattan geçirirken bir yandan da onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın mutluluğunu yakalamıştır. Çocukların hayale de ihtiyaçları vardır. Ancak hayat hep güzelliklerle dolu değildir. Her gün kulak misafiri olduğu komşusunun karısını ve çocuklarını dövmesi, geçimsiz aile portresi canını sıkmaktadır. O konu da çözüm beklemektedir. Abu Raed tüm hümanist yanıyla hem çocukların dertlerine çare aramakta, eğitimlerini önemsemekte hem dayak yiyen aileye çözüm olmak istemektedir. Abu Raed’e destek hava alanında bir Fransız’a çat pat Fransızcası ile yardım ederken tanıştığı onu uzaktan seyredip tanışmak isteyen kadın pilot Nur’dan (Rana SULTAN) gelir. Nur’un sıkıntısı ise ilerleyen yaşına karşılık hissettiği toplum baskısı, kendini evlenmeye zorunlu hissetmesidir.

Filmde en dikkat çekici kişilerden biri babasından dayak yiyen Murat’tır Captain abu raed (Hussein Al-Sous)(Hussein AL-SOUS), aslına bakılırsa filmin temelindeki kişi de odur. Dayak yemenin ezikliğiyle arkadaşlarına karşı mahcup; ama dik durmasını bilen, inatçı biridir. İçten içe bir gol atma, üstünlüğünü gösterme çabasındadır. Nitekim bir gün Abu Raed’in pilot olmadığını, hava alanında temizlikçi olduğunu çocuklara söylese de inandıramaz. Murat “Bizim gibi insanlar pilot olamaz.” der; çünkü yaşadığı hayat, mekân, algı, hayal gücü buna müsaade etmemektedir. Murat’taki düşmanca yanın üstesinden gelen ise yine insancıl yanıyla Abu Raed olacaktır. Abu Raed Murat’ın hayatını değiştirecektir… her şeyi göze alarak…

Kaptan Abu Raed küçük büyük tüm oyuncularının sade, sırıtmayan, başarılı oyunculuklarıyla izlenmesi gereken bir film. Abu Raed’in karakteristik duruşu, susuşu, gülüşü çok anlamlı. Burada alt mesajla bir evliya anlayışıyla yaşayan ve dünya üstündeki görevini tamamlamak isteyen bir insan, olması gereken insan rolü de veriliyor kanımca. Abu Raed’deki olgunluk, sükûnet, ağır başlılık, metanet, sabır… insanoğlundan beklenen değerler…

102 dakikanızı ayırıp izlemenizi tavsiye ederim. Hatırdan çıkmayacak bir film.


Bir Cevap Yazın