İYİYİM – DEVLET TİYATROLARI ANKARA 🎭🎭🎭🎭

İYİYİM… Yazan Hüseyin Alp TAHMAZ… Yönetmen Volkan ÖZGÖMEÇ…İYİYİM - AFİŞ

Temsile ilk 2014’te gitmişim. Daha sonra 2015. Ve şimdi 2016. Ne hikmetse yazmak nasip olmamış; oysa yazdığım hatırlatmalar olduğunu biliyorum. Dün gittim. Yine çok beğendim ve çok başarılı buldum. Salonun dolu olmaması üzücüydü; sezonun başarılı temsillerinden biri.

Bir kadın öyküsü ve oradan bir toplum öyküsüne sıçrayış var. Ayşe hayatındaki tüm erkeklerden bir şekilde darbe yemiş ve yemeye devam eden bir kadındır. Kırkına basmıştır; ancak geçmişten gelenler, günün getirdikleriyle birleşerek içinden çıkılmaz bir erkek egemen baskı oluşturmaktadır. Oyun ilerledikçe ayrıntıları Ayşe’nin ağzından dinleriz ve nihayetinde ne noktaya geldiğine, çözümü nerede bulduğuna şahit oluruz.

İYİYİM - Zeynep HÜROL - 2Tek kişilik oyunda Ayşe’yi canlandıran Zeynep HÜROL harika bir karakter yaratmış bence. Taşra kökenli bir ailede yetişmiş, baskılarla büyümüş, geldiği kültürden sıyrılamamış –ki biz bunun argo üslubundan, vücut dilinden hemen fark ediyoruz– biraz eke tavırlara kaptırmış kendini; mutlu olmak için çabalayan; fakat bir yandan da bunu boşa bir çabalama olduğunu bilircesine iyiyim’lerle kendini avutmaya çalışan bir kadın. Güçlü görünmeye çalışan; ancak içi lime lime olmuş güçsüz bir ruhla yaşayan bir kadın. Hem kırgın hem yorgun hem sinirli hem savaşçı hem merhametli hem acımasız… ve tüm bunları HÜROL’un ruhunda görebiliyoruz.

Daha ilk sahneden Ayşe’nin uyum için kendini bazı değişikliklere zorladığını görüyoruz: Eve girer girmez peruğunu çıkarıyor ve rahat ettiği kısa saçına kavuşuyor; ama peruk iş için şart, patron beğenmez yoksa. Mecburi evlilik. Mecburi suskunluk. Öyle yetişmiş. Oyunun en can alıcı repliklerinde biri: “Annemin sopa yediğini hiç görmedik; çünkü orada olmak istemezdik.”… Replik demişken bir parantez açayım, açık söylemek gerekirse metin biraz zorlama dursa bile sahnelemeyle kıvamını buluyor sanki, okusanız sahnedeki keyfi alamayabilirsiniz.

Ayşe sürekli İyiyim diyor, ne kadar fark edildi bilemiyorum,İYİYİM - Zeynep HÜROL - 1 aslında İyiyim’i çift anlamlı kullanıyor, repliğinde de birkaç kez “İyiyim ben, iyi biriyim.” diyor. Yani gerçekte psikolojik olarak iyi olmadığını biliyor, işin psikoloji kısmı zorlama; ama bildiği bir şey daha varsa o da gerçekte kesinlikle insan olarak iyi biri olduğu.

Ayrıntılara girilmemekle birlikte geniş çerçeveden bakıldığında oyunda bir memleket içi doğu-batı çelişkisi, kopukluğu, algı farklılığı da kaçınılmaz biçimde yansıyor, bunun çıkarımı da seyirciye kalıyor artık.

Dekor (Seyhan KIRCA) sade, istenileni tam anlamıyla verebiliyor. Mobilyaların orta halli duruşu, hafif eskimişliği zar zor hayatta kalabilen bir bütçeyi ve çabayı açık biçimde göze vuruyor. Fonda bütün cepheyi kaplayan pencereler, çerçeveler. Söz konusu kadının ve hayatın sahnede tek, gerçekte çok oluşunu yansıtmak istiyor gibi, olgun bir algıya zorluyor.

İYİYİM - Zeynep HÜROL - 3Temsile arkadan çelloyla Hazret Dilan BEDİRHANOĞLU eşlik ediyor. Arkada, kafeste gibi kalmasının da bir esprisi var elbet. Müzik kullanılan bölümlerde çelloyu duyduğumuzda neden bant kaydı yerine canlı müzik tercih edildiğini anlıyoruz. Abartısız, yalın melodiler geçmişe gidişlerde ve sorgulamalarda loş ışıkla destekleniyor, oyuncunun ve seyircinin duygularını bir noktada topluyor, bütünlüyor sanki. Çok yerinde bir tercih olmuş bence. Besteler Can ATİLLA’dan.

Bir ayrıntı: Telefon sahnesinde dışarıdan gelen Kadir’in şiveli, komik, argo konuşması Devlet Tiyatroları Ankara Müdürü Cebrail ESEN’e ait. Kız kardeş Sema’nın sesi ise Çalıkuşu’nda Müjgan’ı başarıyla canlandıran Sinem ŞAHİN’e ait.

Velhasıl öncelikle yönetmen Volkan ÖZGÖMEÇ’i, ardından oyuncu Zeynep HÜROL’u çokça kutluyorum. Kaçmaması gereken temsillerden biri.

Bir Cevap Yazın