İKİNCİ KATİL… Yazan Serhat YİĞİT… Yöneten Barış ERDENK…İKİNCİ KATİL - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - AFİŞ

Tiyatro eserlerinde yer alan karakterler kitabın ilk sayfasında sıralanır, temsil kitapçıklarının sonunda ise bu karakterlerin karşısında/altında karakterleri canlandıranların adı yazılır. Örneğin Macbeth’i biri oynar, Banquo’yu biri oynar, Macduff’ı biri oynar ve biz hemen bunların karşılarındaki isimlere bakarız; çünkü oyunu sürükleyen başkarakterlerdir. Ama bir de oyunlarda Ahmet, Mehmet gibi özel isimsiz oyuncular vardır: Örneğin: Şoför, Seyyar Satıcı, Garson gibi. Shakespeare klasiklerinden Macbeth’te bu kişilerden biri İKİNCİ KATİL’dir. Rolü çok değil, toplasanız bir iki dakika görünür Macbeth’te.

İşte yazar Serhat YİĞİT bize İKİNCİ KATİL’in nasıl olup da oyuna katıldığını aktarıyor. Kim bu İKİNCİ KATİL? Nasıl biri? Nasıl oluyor da İKİNCİ KATİL olarak karşımıza çıkıyor? İKİNCİ KATİL’in hayatına giriyoruz ve Macbeth’te belki nefretle baktığımız katilin aslında bizim gibi sıradan biri olduğunu ve yine bizim gibi kendi içinde bir Macbeth ruhu taşıdığını görüyoruz. O kadar ki Macbeth’deki katilin paçayı yırtmasını umuyoruz çaresizce; çünkü ondan kendimize şahit oluyoruz; çaresizliğimizi, çıkış arayışımızı, nefsimizin bize oynadığı oyunları buluyoruz onda… kısacası insanlığımızı…

İKİNCİ KATİL - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - İrfan KILINÇ (Warden), Fulya KOÇAK (Mary), Eda AYDINLI AĞIR, Deniz KEYF, Derya DOĞRUÖZSerhat YİĞİT harika bir eser kaleme almış. Düşünce çok güzel. Kendisine kocaman bir teşekkür bu derece özgün bir esersi bize kazandırdığı için. (Buna benzer bir çalışmayı oyun, öykü olarak değil; ama deneme türünde Venedik Taciri için hazırlamıştım.) Müthiş keyifle seyrettim, okuyormuşum gibi seyretmeye gayret ettim özellikle. Metin kullanımının Shakespeare kalemine yakın duruşu bilinçli olarak tercih edilmiş ve gayet başarılı uygulanmış. (Kimi tutarsız taraflar da yok değil. Örneğin Warden’ın Kral’ın cinayetini duyar duymaz sorgulama biçimi hiç ondan beklenen bir düşünce yapısı değil; çok Sherlock Holmes kaçmış.)

Özetle konuyu aktarayım: Warden (İkinci Katil) karısı Mary ile birlikte han işletmektedir. Müdavimleri, müşterileri üç aşağı beş yukarı bellidir. Kiradadırlar ve her ticarethane gibi gelir gider dengeleri dalgalıdır. Yanı sıra aile kurmakta da sıkıntıları vardır. Yani sıradan hayatlar yaşayan, sıradan sıkıntıları olan insanlardır. Bir gün Macbeth’i baştan çıkaran Üç Cadı (gibi) burada Üç Öteki Warden’ın karşısına çıkar ve benzer vaatlerle aklını çeler. Gerçekte vaatler onların söyledikleri değil nefsin/nefsimizin duymak istedikleridir ve Warden da bu vaatlerle artık sıkıntılarından kurtulacağını düşünüp iyi niyetle, safiyane kapılıp gider maceranın peşinden.

Temsile gitmeden önce Macbeth’i okumanızı tavsiye ederim; okumasanız İKİNCİ KATİL - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - Özlem GÜNDOĞDU (Iona), Edip TÜRKMEN (Mezarcı)da temsile hâkim olabilirsiniz sanırım; fakat okursanız ve hatta biraz dikkatlice okuyup üstüne düşünürseniz temsilden çok daha fazla keyif alacağınızı garanti ederim. (Daha önce Macbeth için yazdığım yazıları da okuyabilirsiniz: MACBETH – DEVLET TİYATROLARI ANKARA, MACBETH OPERASI SAHNESİ ÜZERİNE BİR DENEME, MACBETH ÜZERİNE BİR DENEME) Ayrıca internette tüm Shakespeare eserlerini hem Türkçe hem İngilizce olarak, ücretsiz bulabilirsiniz.

Oyunculara gelince… Warden’ı canlandıran İrfan KILINÇ, Evan’ı canlandıran Ulaş ERSOY, Marlow/Doyle’u canlandıran Şekip Taşpınar, Mezarcılar Edip TÜMERKAN ve Alper TAZEBAŞ çok başarılılar. Ama ben özellikle Iona ve Lady Macbeth’i canlandıran Özlem GÜNDOĞDU’yu çok beğendim. Üç Öteki’yi canlandıran Eda AYDINLI AĞIR, Deniz KEYF, Derya DOĞRUÖZ harikaydılar; tek eleştirim, Eda hanımın sesi biraz sol söylem slogan atacakmış gibi çıkıyor. Diğer oyuncuları da beğenmekle beraber DOLORES CLAIBORNE ve SACİDE temsillerinde kendisine hayran bırakan ve bu temsilde Mary’i canlandıran Fulya KOÇAK benim için hayal kırıklığı oldu. Gerilimi yukarı taşımakta başarılı sahneler çıkarmakla birlikte ben oyunculuğunu beğenemedim.

İKİNCİ KATİL - DEVLET TİYATROLARI ANKARA - İrfan KILINÇ (Warden), Ulaş ERSOY (Evan)Sahne çok geniş kullanılmış. Arka planda Macbeth sahnesinin yer alması ve dekor unsurlarının seçimi özellikle ışıklandırma ile birleşince son derece etkili oluyor. Üst mahkeme havasında. Sanırım kurulu ve değiştirmesi kolay olmayan sahne bütünlüğünü bozmamak için bazı sahneler seyircilerin ortasında, salonun kenarlarında oynanıyor; seyretmekte sıkıntı çekmekle beraber doğru bir tercih gibi duruyor.

Son dönem temsillerin çoğunda rastladığımız ve televizyon dizilerinden özenilerek kullanıldığını düşündüğüm bitmek bilmez fon müziği Anna Karenina’dan sonra bu oyunda da sıkıyor, yoruyor. Tiyatroda sürekli müzik duymak verilmek istenen konusunda oyuncuların yetersiz olduğu intibaı yaratıyor bende. Duygusal sahne müziği, gerilim sahnesi müziği, heyecan müziği, bunalım müziği vs. Bitsin artık bu çile!

Her sahnesi akan, bir an için can sıkıntısına düşmeyeceğiniz güzel bir temsil. Sadece diyebilirim ki mezarcıların sahnesi sanki gereğinden fazla; onlar da başarılı oyunlarıyla üstesinden geliyorlar. Yönetmen Barış ERDENK bir iyi bir kötü temsil yönetme geleneğini sürdürüyor; bu kez iyiden fazlasını sunuyor bize. Kaçırmayın.


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website