GÜNÜN ÇORBASI – KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROLARI 🎭🎭🎭

GÜNÜN ÇORBASI… Yazan Todd MUELLER & Hank BOLAND… Yöneten Taner TUNÇAY… Gösterim: 17 Aralık 2019 – Kocaeli

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan, Kocaeli’de, yeni yapılan Kongre Merkezinde, ilk temsil olarak seyrettik GÜNÜN ÇORBASI’nı. İki perde, müzikal. Oyunun tercümesinde de Yönetmen Taner TUNÇAY imzası olması sanırım içselleştirilmesi bakımından önemli. TUNÇAY 2017’de oyunu İstanbul’da Devlet Tiyatroları bünyesinde sahnelediği için nispeten rahat ve oturmuş bir bakış açısıyla Kocaeli’ye gelmiş ilk yönetmenlik denemesi GÜNÜN ÇORBASI’nda.

Konuyu özetlemeye çalışayım: Hitler Polonya’yı işgal etmiştir, Avrupa’da savaş çanları çalmaktadır; ancak Amerika’da durum farklıdır, gazeteler arasındaki tiraj savaşı insanlığı değil, magazini önemsemektedir ve iki gazete fazla satmak adına halkın istediğini vermeye çalışmaktadır. Herald Tribune muhabiri Kathrine Hawks (Betül AKGÜN) canla başla hazırladığı haberlerin önemsememesinden şikâyetçidir ve artık İngiltere şubesine atanmayı beklemektedir. Diğer yandan magazin yazarı Shelly Decoco (Eylem TANRIVER) kariyerinin zirvesindedir ve Herald Tribune’ü ayakta tutan kadındır neredeyse. Genel Yayın Yönetmeni J.P. Thompson (Serhat GÜZEL) ise iç rekabeti arttırmak adına Hawks’tan şehrin en ünlü restoranındaki Bailey’s gizli çorbasının tarifini alması şartıyla onu Avrupa’ya göndereceğini söyler. Bütün şehir bu sırrı merak etmektedir. Restoran sahibi Stewart Bailey (Erdem IRMAK) babasından kalan tarifi bir türlü bulamamaktadır; daha kötüsü şöhret ve para avcısı Tiffany Vandervanden (Duygu Mine ÖZCAN) ile evlenmek üzeredir; bu süreçte en büyük desteği restoranın barmeni, eski dostu Franklin O’shea’den (Engin BENLİ) ve tüm kumpaslara rağmen muhabir Kathtine Hawks’tan alacaktır.

Amerikan toplumunun dünyadan kopuk acı gerçeğinin bir çorba tarifi üzerinden şekillenmesi, basın ahlakının sorgulanması Broadway için ağır bir konu olacağından hiç kuşkusuz bir aşk üçgeni ile desteklenmeliydi. Artık o üçgenin kenarlarını sahnede seyretmeni dileğiyle burada bahsetmiyorum.

Ben Broadway’den pek hazzetmem, çoğu içi boş, günü kurtaran oyunlar. Açıkçası bu temsilin de metin ve içerik olarak dolu dolu olduğunu söylemek pek mümkün görünmüyor;  fakat kurgusu ve olay örgüsü son derece sağlam temellere dayandığı için sizi sıkmadan güçlü bir akışla baştan sona götürüyor. Müzikal açıdan oyuncu performanslarının tamamını başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim. Danslarda eşzaman/senkron tutmadı bir türlü. İlk gösterim tarihi açılışa özel olarak biraz öne alınmış sanırım; temsilin birkaç gösterim kadar demlenmesi gerektiği gerçeği görülüyor. Bunlar dışında son derece başarılı oyunculuklarla su gibi akıp giden iki perde seyrettim. Özellikle Engün BELLİ ve Erdem IRMAK’ın sahnedeki rahat ve sahneye hâkim duruşları temsil için çok önemli bence.  Eylem TANRIVER’in enerjisi, ışığı ayrı tabii ki!

Sahne tasarımı, kostümler ve ışık kullanımı Broadway havasından eksik değildi. . Tek göze batan Stewart Bailey’nin kostümüne hiç uymayan açık kahverengi ayakkabılarıydı; sanırım bir aksilik sonucu kullanılmak zorunda kalınmış, diye düşünüyorum. Mükemmel hazırlanmış oyun kitapçığındaki fotoğraflarda da aynı ayakkabılar görülüyor; umarım değiştirilir.

Müziklerin sahne üstünde canlı icra edilmiş olması güzel; ama oyun sonuna kadar müzisyenlerin perde arkasında kalması manasız. Müzisyenlerin görünmesi oyuna hava katacaktır bence.

İlk gösterime Broadway tipi oyunların duayenlerinden Haldun DORMEN’in davet edilmesi ve fotoğrafının dekorda çorbanın sırrını kaleme almış müteveffa baba sıfatıyla yer alması bence takdir edilmesi gereken bir vefa örneğiydi.

Kocaeli’deyseniz muhakkak seyredin, Kocaeli’den geçiyorsanız da seyredip yola öyle devam edin.


*Fotoğraflar Kocaeli Belediyesi sitesinden alınmıştır.