GRÖNHOLM METODU – DEVLET TİYATROLARI ANKARA

GRÖNHOLM METODU… Yazan Jordi GALCERAN… Yöneten Sinan PEKİNTON…GRÖNHOLM METODU - AFİŞ

Oyun tanıtım kartında kullanılan ifade ‘İş hayatında var olmak için nelerden vazgeçersin?’den anlaşılacağı üzere iş dünyasına dair, modern İspanyol tiyatrosundan bir metin. Dilimize, Devlet Tiyatroları repertuarına kazandıran Beliz COŞAR. (Kitap olarak henüz basılmamış.)

Tek sahnelik bir oyun. Mekân bir büyük modüler mobilya firmasının (muhtemelen İKEA) toplantı salonu. Yeni satış müdürü almak üzere bir mülakat düzenlenmiştir. Mülakata dört kişi katılır; ancak ortada mülakatı gerçekleştirecek firma çalışanı yoktur. Arkalarında yer alan bir kapaktan salona gönderilen zarflarla toplantının akışı belirlenmektedir. Kapak her açıldığında ekibe yeni bir görev verilmiş demektir. Bir tür psikolojik savaşla başvuru sahibinin test edildiği bu yöntem İsveç firmasının çalışanı Grönholm’un geliştirdiği bir metottur. (Beni İKEA olduğunu düşündüren de bu veri.) Bu kadar, oyunun konusu ve akış üzerinde fazla durmayacağım; bu oyuna özel olarak konusunda ayrıntıya girmek riskli; gidip görmeniz gerekiyor.

GRÖNHOLM METODU - Cüneyt METE, Deniz GÖKÇE YERSEL, Ünsal COŞAR, Nur YAZARDört kişilik oyunda iki erkek, iki kadın tercih edilmiş. Sanırım gerçek metin üç erkek, bir kadın şeklinde. Kişiler çok önemli değil aslında; önemli olan psikolojiyi aktarabilmek. Oyuncularımız tek kelimeyle harika. Asla tiyatrodaymışsınız duygusuna kapılmıyorsunuz. Gerçekten dört kişi var ve gerçekten psikolojik savaşın içerisindeler gibi hissediyorsunuz. Yine de eleştirdiğim noktalar yok değil. Örneğin saatlerin yer aldı duvar karelerden oluşmuş görüntüsü ile bir tür bulmacayı, strateji oyununu çağrıştırmasıyla ince düşünülmüşken, kötü bir ışıklandırmayla gölgede kalan saatler ve kalitesi düşük malzeme/duvar itici duruyor. Bilhassa tüm kritik verilerin sunulduğu kapağın ilkel bir mekanizmadan teşekkül olması şirkete beklenen gücü, kaliteyi veremiyor. Kapı ve pencerelerin daha ilkoyun’dan bu kadar kirli, bez izleriyle görülmesi hoş değil. Buzlu cam kullanılabilirmiş bence. Efektler ise tamamen gereksiz. Ve son olarak diyebilirim ki biraz fazla küfür duyuyoruz, hem kadınlardan hem erkeklerden.

Kadroyu gördüğümüzde hemen işin içinde güldürünün, mizahın GRÖNHOLM METODU - Cüneyt METE (Fernando)olduğunu anlıyoruz. Fernando rolünde Cüneyt METE’nin tam da istediği tipi yakaladığını oyunun sonunda çok kesin çizgilerle görebiliyoruz. (Fernando’nun kültürüne dair klasik müzik ile çıkarımlarda bulunulduğu sahne uyumsuzdu; klasik müzikle Fernando uyuşmuyor. Metinde zorlama bir bölüm.) Abartmadığında herkesi çok kolay oyuna çekip güldürebilecek Ünsal COŞAR Carlos rolünde dengeli. Enriqua rolünde Deniz GÖKÇE YERSEL yine çok başarılı. Mercedes rolünde Nur YAZAR’ı Çalıkuşu’ndan hatırlıyoruz, çok beğenmiştim; yine çok başarılı… ancak biraz fazla seksi. Oyunda seksiliğini kullanabileceği sahneler yer alsaydı daha tutarlı bir tercih olabilirdi; kostümü (veya o kostüm içindeki tavrı) biraz abartılı buldum.

Bu senenin iddialı oyunlarından biri bence GRÖNHOM METODU. Defalarca gidilecek bir oyun değil ama. Bunun nedenini oyundan çıkınca daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Ben ilk iki gösterime gittim, gerçekten de ikinci gösterimde biraz sıkıldım. Ancak siz –muhtemelen– ilk kez gideceğiniz için güzel bir tiyatro akşamı geçirebilirsiniz. Bir dakikasında bile sıkılmadan, dolu dolu bir buçuk saat geçireceksiniz. Ara yok diye korkmayın; ara aramaya fırsatınız olmayacak.

Tiyatrolar başladı… Yaşasın!


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

 

Bir Cevap Yazın