GIDION’UN DÜĞÜMÜ – DEVLET TİYATROLARI ANKARA 🎭🎭🎭🎭🎭

GIDION’UN DÜĞÜMÜ… Yazan Johnna ADAMS… Yöneten Buğra KOÇTEPE… Gösterim: 02.02.2020 – Ankara

Birkaç yıl önce Tatbikat Sahnesi oyuncuları tarafından sahnelenmişti ve epey beğenilmişti de sanırım. Şahsen ben beğenmiştim. Etkileyici bir oyun. Gizem içeren, akışı güçlü, vurucu köşe taşları olan bir oyun.

Bir anne: Corryn (Meltem BAYTOK). Bir öğretmen: Heather (Ebru Nil AYDIN). Oğlunun ölümü üzerine okula veli görüşmesine davet edilen Corryn ile sınıf öğretmeni Heather’in sınıfta baş başa kalırlar. Corryn neden Gideon’a beş günlük bir uzaklaştırma kararı verildiğini sorgulamakla başlar. Heather ölen bir çocuğun annesine nasıl yaklaşacağını bilmemektedir ve meselenin ucunun dönüp dolaşıp kendisine dokunacağını korkarak hissetmektedir. Corryn güçlü bir kadın. Onun da korkuları var. Masum mu? İşin ucu dönüp dolaşıp ona da dokunmayacak mı? Konuşma ilerledikçe ummadığımız gerçekler ortaya çıkıyor. Gideon nasıl öldü? Neden öldü? Kim sorumlu? Kim suçlu? Çocuk üzerinde ailenin ve eğitim sisteminin yeri ve önemi nedir? Ve benzeri soruları sordurtan, kışkırtan bir oyun.

Bir Meltem BAYTOK seyrettik, dillere destan. Ben bir tane bile boşa giden BAYTOK oyunculuğu seyretmedim zaten. Yani bulduğunuz yerde seyredin. Tek kelime ile sahnede gerçek bir kimlik, kişilik; ayrı bir karakterin yaratılışına şahit oluyorsunuz. Duruşu, sesini kullanışı, yüz ifadesi… Mükemmel!

Daha ziyade komedilerde seyrettiğimiz Ebru Nil AYDIN’ın yarattığı karakter de çok çarpıcı. Seyirciyi derinden yakalayan, olumlu/olumsuz, yanında/karşısında durmaya zorlayan bir oyun. Çok şanlıyız; çünkü iki karakterin bu derece etkin sahnelendiği enderdir.

Biraz dekora değinmek istiyorum. Devlet Tiyatroları’nın böyle bir artısı var; istedikleri dekoru, tasarımı gayet olgun imkânlarla ve tesislerle yaratma kabiliyetine sahipler. Bir sınıf tasarlanmış gerçek bir sınıftan hiçbir farkı yok. Penceresinden gelen ışığa kadar her şey düşünülmüş. Sahneyi gördüğünüzde nasıl bir eğitimle, nasıl bir okulla, nasıl bir kültür yapısıyla karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz ve bir anlamda temsil başlamadan hazırlanmış oluyorsunuz. Dekorda Sertel ÇETİNEL mesaisinin hakkını vermiş.

Oyunun temelinde Gordion Düğümü efsanesinin yattığını söylemeye gerek yok. Gordion Düğümü efsanesini genel ağ’dan bulup okuyabilirsiniz sanırım. Kısacık bir özetle, kral olduğu için kağnısını Zeus’a adayan Gordium (bugünkü Gordion-Polatlı/Ankara) kağnısını direğe düğümler ve çözenin Asya’yı fethedeceğini söyler. Kimse çözemez; ama çözmekle kesip atmak arasındaki farkı bilmeyen Büyük İskender gelir ve düğümü kılıçla keser. Ve artık nasıl yorumlarsanız… Sorunu kestirip atmak mıdır Gordion düğümü, içinden çıkılmaz iş midir Gordion düğümü, uyanık olmak mıdır Gordion düğümü, çözüm üretebilmek midir Gordion düğümü?

Sezonun kaçmaması gereken temsillerinden biri. YASTIK ADAM’da ve SUÇ VE CEZA’da oyuncu olarak hatırlayacağınız Yönetmen Buğra KOÇTEPE’yi kutluyorum ve herkesi kutlamaya davet ediyorum.


Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir cevap yazın