FATİH (BİZANS DÜŞTÜ)… Yazan A. Turan OFLAZOĞLU… Yöneten FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYABengisu GÜRBÜZER DOĞRU…

Konu mâlum, Bizans’ın düşüşü ve İstanbul’un Osmanlı topraklarına katılması. Böyle yazıldığında kolay gibi geliyor; ancak hiç kolay olmadığını hem metni okuduğunuzda hem de temsili seyrettiğinizde anlıyorsunuz. Zira başarılamamış.

Bence OFLAZOĞLU’nun başarısız bir eseri. Sanırım sipariş üzerine, aceleyle yazılmış. Ve yine sanırım Devlet Tiyatroları da sipariş üzerine aceleyle oynamış. Ve yine sanırım yönetmen Bengisu GÜRBÜZER DOĞRU da mecburiyetten sahnelemek durumunda kaldığından ve eserin kötü olduğunu fark ettiğinden neredeyse yarısını oyundan çıkarmış; temsil kuşa dönmüş. Buna rağmen toparlayamamış.

FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYA - Doğan DOĞRU (Fatih Sultan Mehmet)Birincisi, zorlama bir kişilik yaratma çabası, klişeler. Mesela Sultan Mehmet’in bilim adamlarına önem vermesi. Mesela Sultan Mehmet’in Kadı karşısına çıktığı mimarla olan davası ve Sultan’ın dürüstlüğü, adaleti vs.. Mesela Sultan Mehmet’in Köylü ile konuşması. Bu üç sahne de oyundan çıkarılmış. Oyunla hiçbir bağlantısı olmayan tamamen olsa da olur olmasa da olur sahneler. Fatih’in kişiliğinin anlatılmasına ağırlık kazandırılmaya çalışılmış; fakat bu sahneler İstanbul’un fethi gibi dev bir olay içerisine yerli yersiz serpiştirilmiş öğeler gibi kalmış, sırıtmış.

İkincisi, akışa eklenmeye çalışılan zoraki sahneler. Mesela tüccarların paraya âşık olmaları ve bunu göstermek için zorlama metinler kullanılması. Bu sahneler de çıkarılmış. Mesela Akşemsettin’in yerden biter gibi ortaya çıkıp verdiği nasihatler. Akşemsettin her cümlesinde bir nasihat vermek zorundaymış gibi.

FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYA - Özgür BAŞ (Zağanoz), Mehmet Asım Tuncay AYNUR (Akşemsettin)Üçüncüsü, oyun kurgusuna yerleştirilmeye çalışılmış teatral unsurlar. Mesela ‘ancak gemiler karadan yürürse’ benzetmesinin Macbeth’deki Birnam Ormanlarının yürümesi kehanetine benzemesi.

Dördüncüsü, son derece kötü replikler: Mesela Bizanslı kadın Bizantina’nın histerik şekilde Osmanlı’ya ve Sultan Mehmet’e olan aşkı(!). Allah’a şükür oyundan çıkarılmış; tamamen komedi bir sahne.

Velhasıl son derece keyifsiz ve yapmacık metne bir de yönetmenin iki arada bir derede kalmasıyla formsuzluğu eklenince tam bir fiyasko olmuş bence temsil.

Şu soruyla başlayayım: Yönetmenin oyuna sahne ekleme hakkı var mı? Bence yok. İkinci sahnede Çandarlı Halil’in Ağa’yı kışkırtması için kuytuda görüşmesi sahnesi eklenmiş. Metinde böyle bir sahne yok. Halil Paşa’nın yaklaşımını, tavrını zaten sonraki sahnelerde görüyoruz. Tartışmalı bir konu bence. Sahne çıkarma, tamam; ama ekleme?

Görünen FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYA - 1şu, yönetmen oyuncuları ikna edememiş. Kendisi ikna olmuş mu? Şüpheli. Dikkat çeken oyuncu var mı? Böyle bir tabloda biraz zor aradan sıyrılmak; ama Başmabeyinci rolünde Can Ali ÇALIŞANDEMİR durgun; fakat farklı bir yorum katmış diyebilirim. Zağanos rolünde Özgür BAŞ başarılı, en isteklilerden biri. Diğer rollerde temsilin genel uyumsuzluğu nedeniyle olsa gerek genel bir gönülsüzlük sezdim. İkinci sahnede Yeniçeri Ağası epey zayıf kalmış. İmparator Konstantin rolünde Yaşar ÖZBOZ “İstanbul’u fethetseler de evlere dağılsak.” havasında bir oyunculuk sahneliyor; hele bir savaş sahnesi oynuyor ki evlere şenlik “Öldürün beni, bitsin oyun.” tadında. Fatih’i canlandıran Doğan DOĞRU sesiyle bir yere kadar seyirciyi oyunda tutabiliyor; fakat genel bir oturmuşluk hissedilmediğinden oyuncu da neyi nasıl oynayacağını şaşırmış sanki. Çandarlı Halil Paşa’yı canlandıran Yaşar ÖZBOZ biraz abartılı ve daha ziyade seyirciyi yanına veya arkasına alarak oynuyor nedense. General Jüstinyani Yiğit GÜMÜŞADA istekli, kendini nispeten akışa kaptırmış görünüyor. Kısacası oyuncular da oyunun kurbanı olmuşlar.

Açılış sahnesindeki dekor sergilemesi beni umutlandırmıştı; FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYA - Can Ali ÇALIŞANDEMİR (Başmabeyinci Françez)oyundaki güç odakları bir bütünün ayrılmaz parçalarıymışçasına dönen bir dairede, farklı bölmelerde görünüyorlardı. Selim CİNİSLİ muhtemelen dekorunu Konya sahnesine göre tasarlamıştır; yani yerinde daha derli toplu bir sahne ve dekor geçişleri görmek mümkün olabilir; Cüneyt Gökçer sahnesi geniş ve derin. Konya’da derinlik on dört, sahne ağzı genişliği on bir, iç genişlik on alt buçuk metreyken, Cüneyt Gökçer’de derinlik yirmi metre, sahne ağzı genişliği on dört metre, iç genişlik on dokuz buçuk metre. Üç metrelik genel fark dekor için önemli olsa gerek.

FATİH (BİZANS DÜŞTÜ) - DEVLET TİYATROSU KONYA - Bizans Elçisi (Çağatay EKER)Halil Paşa (Yaşar ÖZBOZ)Temsil süresince konuşma aralarında yüksek sesli müzik tam bir Türk dizisi işi olmuş. Temsille istenen etkinin verilemediği anlaşılmış olmalı ki basmışlar müziği. Üstelik müzikler başarılı değil; dizi müziğini andırıyor.

Tekrar yazıyorum, bir bilgiye dayanarak değil, tamamen tahminimi söylüyorum: Emir üzerine sahnelenmiş bir oyun sanki; yöneten Bengisu GÜRBÜZER DOĞRU’nun ve oynayanların içine sinmemiş olmalı ki yer edecek bir temsil çıkmamış. DOĞRU’yu geçtiğimiz yıl SHIRLEY VALENTINE’da oyunculuğunu beğenerek seyretmiştik; bu temsili bir kaza kabul edelim. Ağır bir ifade kullandığım düşünülmesin; çünkü bu ifadeleri ağır olsun diye değil, gerektiği için kullandım.


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website