ESRARENGİZ KADIN – İTALYA SİNEMASI (2006)

ESRARENGİZ KADIN… Meşhur Cennet Sineması’nın (Cinema Paradiso) yönetmeni ESRARENGİZ KADIN afişGiuseppe Tornatore’den çarpıcı bir gerilim-dram filmi. Gerilim unsurlarını içeren birçok sahnesinin yanı sıra yaşanan olaylarla da inkâr edilemez bir drama dönüyor.

118 dakikalık filmin ilk dakikalarında bize sunulan parçaları toplamamız gerektiğini fark ediyoruz. Belki biraz kopuk gelebilir; ancak film bizi de yoruma zorlayan bir tempoda gittiği için bırakması pek kolay olmuyor. Kopamadan izleyeceğimiz, akıcı, şaşırtıcı bir film ortaya çıkıyor.

Ukraynalı Irina (Kseniya Rappoport) fahişeliğe zorlanmış ve zorlu bir dönem geçirmiştir. O döneminde her ne kadar bir erkek arkadaş edinmişse de -doğal neticesiyle- aşk hayatında da hüsrana(!) uğramıştır. esrarengiz kadın -1İtalya’ya gelir ve bir ailenin yanında bakıcı olarak işe başlar. Ancak bu süreç zarfında Irina’nın kuşkucu, tedirgin, güvensiz davranışları bizde soru işaretleri bırakır. Meselâ, epey para biriktirmiştir fakat kıt kanaat yaşar, parasızlıktan dem vurur. Parayı bir şekilde yasa dışı bir işten kotardığı bellidir; ancak nereden, nasıl aldığını bilemeyiz. Önce bir apartman görevlisini ayartıp kendini o apartmana hizmetli olarak işe aldırtır. Sonra bakıcı olarak işe başlayabilmek için ise ailenin bakıcısının kazara(!) merdivenlerden düşerek yatalak, felç olmasına vesile olur. Nihayetinde işe başladığında bile geçmişinden kopamaz ve biz de Irina ile birlikte zaman zaman geçmişinden kesitler görürüz. Bu kesitler bize kısa kısa, belki saniyelik, belki saliselik karelerle verilir -bir şimşek çakımı gibi. Karelerin birikiminin Irina’da yarattığı çarpık ruhsal yapıdan ailenin küçük, tatlı, şirin kızı da nasibini alır ne yazık ki. Irina zamanında kendisinin gösteremediği dirayeti, ayakta kalabilme savaşını biraz şuursuzca, biraz psikopatça küçük kıza aşılamaya çalışır. Çocuklarda Kas Hastalıkları, Çocuk Nörolojisine Giriş gibi kitaplar okumaktadır birikimlerini(!) ufaklığa verebilmek adına. Seyrettikçe Irina ile küçük kız arasındaki fiziksel benzerlik ve duygusal yakınlık dikkatlerimizden kaçmaz. Bir yandan Irina’nın küçük kızla olan ilişkisi ve bu ilişkinin getirdiği zorluklar, diğer yandan geçmişinin peşini bırakmayan unsurları bir bütün olur ve örgü değişik bir sonla, kimi taşların yerine oturmasıyla tamamlanır.

Film biter bitmesine ancak bazı gerçekler gün yüzüne esrarengiz kadın -5çıkmış gibi görünse bile soru işaretlerini aklımızdan atamayız: Filmin başında kız seçerken delikten bakan yeşil göz kime aittir? Ya paraya ne olmuştur? Irina’nın aşkı niye o şekilde sonlanmıştır? Aslında bu soruların yanıtları bizdedir.

İtalya’dan En İyi Film, En İyi Yönetmen (Giuseppe Tornatore), En İyi Senaryo (Fabio Zamarion), En İyi Müzik (Ennio Morricone), En İyi Kadın Oyuncu (Kseniya Rappoport) ödülleriyle ve Avrupa, Moskova, Norveç film festivallerinden İzleyici Ödülü’yle dönen bu filmi beğeneceğinizi tahmin ediyorum.

esrarengiz kadın -2Filmde bana tutarsız gelen tek kısım tatlı, küçük kız Thea’nın (Clara Dossena) kendinden beklenmeyecek şekilde büyük konuşmasıydı. Clara diğer oyuncular gibi rolünü çok iyi oynuyor, o kesin.

Bu arada film müziklerinin İyi, Kötü, Çirkin’in film müzikleriyle efsaneleşmiş 2007’de Oscar Onur Ödülü’nü almaya hak kazanmış Ennio Morricone’ye ait olduğunu belirteyim. Final sahnesinde etkileyici Morricone müziğiyle birlikte gözleriniz doluyor.



Oyuncular:

Kseniya Rappoport – Irena

Michele Placido – Muffa

Claudia Gerini – Valeris Adacher

Piera Degli Esposito – Gina

Clara Dossena – Tea Adacher

Alessandro Haber – Matteo

Pierfrancesco Favino – Donato Adacher

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir