12:08 Bükreş’in Doğusu… 12:08 East of Bucharest… Özgün bükreşin doğusu - east of bucharest - afişadı “A fost sau n-a fost?”… Yönetmen Corneliu Porumboiu… 85 dakikalık bir kara-mizah örneği.

22 Aralık 1989’da Romanya’da Nicolae Ceauşescu (Çavuşesku) diktatörlüğü devrimle yıkılmıştır. Devrim’den tam 17 yıl sonra[1], Noel tatili arifesinde, kendi yağında kavrulan bir kasaba televizyon kanalı Devrim’e ilişkin bir program yapmaya, tarihi sorgulamaya, tartışmaya karar verir ve olaylara tanık olmuş iki konuk davet eder. Programın konusu ilginçtir: “Kasabada devrim oldu mu, olmadı mı?”

Konuklardan biri Devrim’de aktif olarak rol aldığını söyleyen, neredeyse alkolik, hayattan bezmiş, hasbelkader derslerine girip çıkan bir tarih öğretmeni; diğeri ise sırf konuk ihtiyacından, telefon rehberinden bulunmuş, hatıralarda kalmış bir figür olduğu için aranmış, kendine gelir olsun diye Noel Baba işi ayarlamaya çalışan işsiz bir ihtiyar.

bükreşin doğusu - east of bucharest - 2Devrim esnasında kasabada bir kalabalık toplanmıştır, doğru; zira bu durum programa katılan konukların ifadeleriyle doğrulanmaktadır… tâ ki telefonla yayına katılanlar konukların anlattıklarından bambaşka ifadeler verene dek… “Saat 12:08’de kim neredeydi?” sorusu ciddiyet kazanır. Devrimin kesinlik kazandığı 12:08 öncesinde sokağa çıkıp Devrim’i mi gerçekleştirdiler, yoksa sonrasında sokağa dökülüp nihayet birilerinin Devrim’i gerçekleştirmiş olmasını mı kutladılar?

Bu tartışma programı eşliğinde aslında Devrim sonrası Romanyası’na ilişkin tatlı bir hiciv kurgulanmış. Televizyon kanalının derme çatmalığı, stüdyonun eğreti hali, ekipmanların ve çalışanların durumu vs. ile aslında bir Romanya portresi. Katılımcılar doğal olarak Rumen halkından kesitler sunuyorlar. Ve işin en komik kısmı Devrim gibi bir konuda tartışmaların son derece saçma ve sığ olması, neredeyse magazin kıvamında tartışılması. Öğretmenin programda içki içmeye devam etmesi, yaşlı adamın aslında bambaşka bir hissiyatla Devrim gününde sokaklarda olması…

Film zengin karelerden oluşmuyor, aslında senaryosu tiyatrobükreşin doğusu - east of bucharest - 1 için daha uygun denilebilir; çünkü kareler sinema için biraz sıkıcı ve zayıf kalıyor; ama absürde varan konuşmalar ve Türkçe seslendirmesi çok güzel. Biraz Levent KIRCA’nın eski dönemlerdeki televizyon skeçlerini anımsatıyor. Başarılı bir mizah var. Oyuncuları tanımıyoruz, bence epey başarılılar. Cannes’da Altın kamera ödülünü almış olması beni epey şaşırttı. Birçok festivalde de ödül ve adaylıklarla dönmüş, 2002’de başlayan Uluslararası Transilvanya Film Festivali’nde 2006’da Romanya’nın en iyi filmi seçilmiş.Ben sinema gözüyle pek başarılı bulmadım; hicviyle güzel.

Bazen kendimizi kandırmayı başarırız, yapmadıklarımızı yapmışız gibi anlata anlata kendimiz de inanmaya başlarız. Bazen herkes tarafından takdir görmek için başvururuz bu kandırmacaya, bazen utançtan, bazen korkudan… Ve bazen bunu toplum olarak yaparız. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi; ama sağlamasını ancak yıllar sonra yapabileceğiz.



[1] Filmin vizyona girdiği tarihe göre.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website