ARŞIN MAL ALAN… Azerbaycanlı besteci Üzeyir HACIBEYLİ’nin Müzikli arşın mal alan (afiş)Komedisi. HACIBEYLİ için “Bütün doğuda ilk opera ve operetlerin bestecisi…” tanımlaması kullanılmış tanıtım kitapçığında. Yirmi sekiz yaşındayken eserini yazmış. Librettosu/sözleri de HACIBEYLİ’ye ait olan eseri bize Şenol TALINLI uyarlamış. Sahneye koyan Hafız GULİYEV.

Hemen başta belirtmekte fayda var, ‘arşın malçı’ sırtında bohçasıyla sokak sokak dolaşıp arşınıyla kumaş ölçüp satan kişi, aslında bizdeki bohçacıya tekabül ediyor. HACIBEYLİ’nin büyük büyükbabasının arşın malçı olması sanırım ilhamın nereden alındığına dair güçlü bir ipucu.

arşın mal alan - 2Konusu kısaca şöyle özetlenebilir: Evlenmek isteyen genç tüccar Esger (Şenol TALINLI) evleneceği kızı görmek, beğenmek ve ondan sonra evlenmek ister. Ancak evlilik o dönem görücü usulüdür; siz seçemezsiniz anneniz, ablanız, halanız –artık her kiminizse– sizin için gider görür ve “Kız tam sana göre; kaşı şöyle, gözü böyle, huyu suyu şu…” diye gelir size anlatır. Siz de güvenirsiniz ailenize. Ama Esger böyle bir evliliğe razı değildir. Ne var ki işin içinden nasıl çıkacağını da bilemez; kim gösterir kızını mal sergiler gibi. İşte tam o sırada Esger’in yakın arkadaşı Süleyman (Çetin KIRANBAY/Umut KOSMAN) çözüm olur Esger’e. Esger sokak sokak dolaşan arşın malcılar gibi giyinip kuşanacak ve ‘Arşın Mal Alan’ diye bağırarak kendisine açılan her kapıyı deneyecek, gönlünce bir kız arayacaktır.. Ve tabii ki bir de aynı düşünceyle evlenmek isteyen kadın kısmını temsil eden Gülçöhre (Selva ERDENER/Selin TALINLI) vardır. Buraya kadar… gerisi sahnede…

Öncelikle oyunun dilimize yakın oluşu ve Azeri dilinin arşın mal alan - 3gönül telimizi titretmesi başlı başına bir keyif. O kadar güzel uyarlanmış ki sahnede Azeri dilinin sıcaklığını, cana yakınlığını duydukça oyunun içinde buluyorsunuz kendinizi. Meselâ ‘küçük’ yerine ‘balaca’, ‘hangisi’ yerine ‘hansı’, ‘kadın’ yerine ‘arvad’ kelimelerinin kullanılması gibi…

Farklı gösterilerde farklı oyuncuları yakalamaya çalıştım. Şenol TALINLI’yı zaten sahnedeki duruşuyla olsun, sesiyle olsun hep çok beğenmişimdir, sahneyi avucuna alan bir kimliği var. Selva ERDENER, Selin TALINLI ikilisinden ise Selin hanımı tercih ederim. Selva hanımın yorumu çok dik geliyor bana. Çetin KIRANBAY elbette tecrübesiyle Umut KOSMAN’dan önde; ancak seyirci tepkisini aldıkça büyük adımlar atıyor KOSMAN.  Hala rolünde Ezgi KARAKAYA da Sim TOKYÜREK de çok başarılıydılar bence; ama KARAKAYA’nın gözlerini etkin, dikkat çekici kullanması sanırım biraz daha hatırda kalıcı.[1] Soltan Bey, yani Gülçöhre’nin babası rolünde Mithat KARAKELLE ise benim için tam bir sürpriz oldu. Bas sesiyle kendisini hep dramatik rollerde görmeye alıştığımız KARAKELLE’yi bir güldürü de ve üstelik bu derece başarılı görebileceğimi hiç düşünmemiştim.  Rolünün tadını arşın mal alan - 4çıkararak oynuyor ve seyirciyle iletişimi mükemmel. Bir opera sanatçısının tiyatro yeteneğini böyle bir eserde daha açık görmek mümkün olabiliyor ve görünen o ki bizde bu iş mükemmel kotarılıyor. Gülçöhre’nin hala kızı Asya rolünde Ferda YETİŞER’i ve Mine KURTOĞLU’nu seyretme imkanım oldu; açıkçası görüntü ve yaş itibariyle KURTOĞLU daha uygun gibi geldi bana. Esger’in uşağı Veli rolünde Tamer AYKUT’u biraz abartılı buldum. Özellikle Soltan Bey’in hizmetçisi Telli’yi canlandıran Sema ÖZER pek hoşuma gitmedi. Aynı rolde Tuğba MANKAL’ı da seyretmiş ve hayran kalmıştım. ÖZER rolü daha dik ve çatışmacı bir karakter olarak yorumluyor, MANKAL ise daha tatlı cadı, bilmiş kız kıvamındaydı.

Malûmunuz opera, operet ve müzikallerde bir rolü farklı oyuncular oynayabiliyor; aynı oyuna farklı günlerde gitmeniz durumunda farklı oyuncuları seyredebilirsiniz. İşin keyifli bir tarafı da bu. Yukarıda bahsettiğim sanatçılar dışında farklı yorumları seyredemedim. Dördüncü kez gider miyim bilemiyorum! Gidilmez mi, gidilir.

Azerice olarak farklı yorumlarını youtube‘dan bulabilir ve oyuna gitmeden önce şarkıları dinleyebilirsiniz; akılda kalıcı, hoş şarkılar dinleyeceğinizi garanti ediyorum. Ama şarkıları dinlediniz diye oyuna gitmezseniz çok güzel bir temsilden yoksun kalmış olursunuz, benden söylemesi. Benim favorimi soracak olursanız Şenol TALINLI’nın söylediği “Axtarıb Tapdım Səni” adlı şarkı.

Kesinlikle görülmesini tavsiye edeceğim bir oyun.

*Fotoğraflar Devlet Opera ve Balesi sitesinden alınmıştır.

[1] Tanıtımda Esger’in halası Hala olarak geçse de eserdeki adı Cahan’dır.

Bu yazının kategorisi OPERA.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website