ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI – DEVLET TİYATROLARI ANKARA

ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI… Yazan Julie JENSEN… Yönetmen ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI - AFİŞİpek ATAGÜN GEZENER…

İsminden bir tür Amerikan komedisi olduğu sonucuna varılabilir; değil. Alzheimer hastalığı, hastası ve hasta yakınları üzerine başarılı bir oyun, başarılı bir temsil. Dorothy (Özlem GÜNDOĞDU) annesinin (Aysel ÇAKAR KARA) rahatsızlığı nedeniyle annesinin yanına döner. Anne gün geçtikçe alzheimerin pençesinde erimektedir. Başlarda gülünecek bir durum gibi gelen hastalıkla eğlenebiliyorken sonlara doğru hastalığın tatsızlığını enikonu hissetmeye başlarız. Dorothy oyundaki görevinin yanı sıra yine Dorothy olarak seyirciye hitaben ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI - Özlem GÜNDOĞRU (Dorothy), Aysel ÇAKAR KARA (Anne)konuşuyor ve hislerini, beklentilerini, düşüncelerini paylaşıyor.

Konuya değindikten sonra biraz daha ayrıntıya girmek isterim: Süreçte yalnızca hastayı değil, hasta yakınlarını da gözlemleme imkânı buluyoruz. Temsilin abartısız, ince ince, özellikle göstergeler üzerinden verdiği mesajlar çok güçlü diyebiliriz. Sahne hareketli bir açılışla karşılıyor bizi ve ön planda ana tema işlenirken arkada süreğen bir hayat var, insanlar geziyor, gülüyor, sohbet ediyor; kısacası insanla ve hareketli dekorla hayat devam ediyor arka planda. Annedeki değişimin ağaçla yansıtılması da olayı bir anlamda belgeliyor gibi. Dekor (Murat ŞİMŞEK) kullanımı, etkin, pratik ve akıllıca.

Kostümlerin önemi büyük; zira hayattaki alzheimersiz insanlar benzer ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI - Aysel ÇAKAR KARA (Anne), Özlem GÜNDOĞRU (Dorothy)tasarımda ve renklerde giyinmekteler, oysa biz ön planda bizler gibi giyinen alzheimer hastasını ve yakınlarını görüyoruz. Kısaca bizim de alzheimer cephesinde yer alabileceğimiz vurgusu kostümlerle verilmek isteniyor. Diğer yandan anneye bakan Dorothy temsilin başından sonuna kadar aynı kıyafeti giyerken uzaktaki kız kardeş bakımlı ve sürekli farklı kıyafetlerle karşımıza çıkıyor. Sporunu yapıyor, arkadaşları ve ailesiyle sosyal hayatına devam ediyor. Gerçek hayatta da tam manasıyla bu şekilde tezahür eder: Bir yanda hasta ile ilgilenen, ilgilenmek zorunda kalan, kendini ilgilenmek zorunda hisseden vicdanlı kişi kendinden ve hayatından ödünler verir; diğer yanda ise uzakta olmasına rağmen yakındakinden daha fazla hastayı önemsiyor görünen, ancak hayatını yaşayan bir kişi vardır. İşin ilginci uzaktakinden en ufak bir iyilik istendiğinde hemen bir manisi çıkar ve bin bir pişmanlık sözleriyle sözde kaygı katlanıverir. Kostümde İnci KANGAL ÖZGÜR imzası var.

14573526241568334503-bAlzheimer hastası anneyi canlandıran Aysel ÇAKAR KARA’yı Bernarda Alba’nın Evi’nden hatırlıyoruz; Angustias karakteriyle hafızalarda kalan bir oyun sergilemişti ve bu temsilde de akılda kalıcı bir başarı sergiliyor. Sezonun başarılı kadın oyunculuklarından biri. Dorothy rolünde Özlem GÜNDOĞDU tutarlı bir karakter olmuş. Dorotyh kız kardeşine göre biraz kadınsılıktan uzak; erkeksi de diyemeyiz ama. Mesela diyebiliriz ki hiç topuklu ayakkabı giymez. Biraz daha elinden iş gelir, biraz daha akıllı, biraz daha analitik bir tip. Belki annesinin yanına gelmesinin gizliden bir nedeni de oyunda zaman zaman dile getirdiği kızgınlıklarının bir tür intikamını almak. Ancak bunu yapamayacak kadar da duygularına hâkim ve vicdanlı. Kız kardeş rolünde Derya KEYF DOĞRUÖZ’ü Son Çıkan Işığı Söndürsün’den Meral rolüyle hatırlıyoruz. Son Çıkan Işığı Söndürsün’ü başarılı bulmamıştım, DOĞRUÖZ de temsile ayak uydurmuş gibiydi; şimdi biraz daha iyi gibi, yine de beğendiğim bir oyunculuk göremiyorum.

Genel çerçeveden bakıldığında olgun bir yorumla, abartıya kaçmadan, ANNEMİN SON ÇILGINLIKLARI - Toplu Sahnesıkmadan, vermek istediğini açık biçimde verebilen bir temsil. Salonda birçok seyircinin onaylayarak, kimi zaman gülerek kimi zaman hüzünlenerek seyrettiklerine şahit oldum. Sanırım seyircilerden de tam not alan bir temsil. Şayet seyretmediyseniz kaçırmayın. Tek perdelik, yetmiş dakikalık; akıcı, gerçekçi bir oyuna vakit ayırmanıza değecektir.

Beğendiğim oyunlarda son teşekkürü yönetmene ayırıyorum; nihayetinde tüm kalemlerde sözü olan, onayı olan kişi. Bernarda Alba’nın Evi’nde Adela gibi önemli bir rolden hatırladığımız İpek ATAGÜN GEZENER oyunculuktaki başarısını yönetmenlikte de sergiliyor. Tebrikler.


*Fotoğraflar Devlet Tiyatroları sitesinden alınmıştır.

Bir Cevap Yazın