ADA – BULGAR SİNEMASI (2011)

ADA… The Island… Yönetmen Kamen KALEV… Bulgar Sineması… İlk the-island-2011eğitimini Bulgaristan’da tamamlamış. Sofya’da Krastyo Sarafov Tiyatro ve Film Sanatları Ulusal Akademisi’nde iki yıl geçirdikten sonra Fransa’ya gidip Paris’te film okulu Le Fémis’de eğitimini tamamlamış. İlk film Saadet AKSOY’un da rol aldığı Eastern Plays (2009) Cannes Film Festivali’ne son yirmi yılda davet edilen ilk Bulgar filmi olma özelliğini taşıyor ve birçok uluslar arası festivalde gösterime girmiş, ödül almış bir film olarak yönetmenini dünyaya tanıtıyor. 2011 yapımı ve 95 dakikalık ADA ikinci film

İngilizce çekilen filmin başrolünde Danimarkalı oyuncu Thure LINDHARDT Daneel rolünde, Fransız model Laetitia CASTA ise Sophie rolünde. Bu ikili evlilik arifesinde sevgilidirler. (Türkiye’de olsa nişanlılar derdik; ama Fransa söz konusu olunca sevgili oluyorlar.) Film bir fal sahnesiyle açılır. Üç kart seçer Daneel ve falda çıkan ilk kart soytarı’dır. Kerli ferli bir adam kalbini dinlemesini, kendini çok kastığını, hayatı hissetmesini vs. söyler. Daneel yemek için gittiği Sophie’nin ailesiyle küçük gerilimli atışmalar yaşar, aynı şekilde Sophie’deki bazı tavırlarda Daneel’in canını sıkmaktadır. Herkesin bir şeyler öğretmeye çalışması, herkesin hep haklı olması, onu yönlendirme hevesi can sıkıcıdır.

The-Island-2011-2Bir gün nedeni hiç bilinmedik bir şekilde Sophie tatil sürprizi için Daneel’i yurtdışına çıkarmak ister ve ona nereye gideceklerini söylemeden uçak biletlerini alır. Israrı üzerine Daneel havalanında öğrenir Bulgaristan’a gideceklerini. Ne alaka? Daneel önce sinirlense de Sophie’nin tatlı diline yenik düşer ve Bulgaristan’a giderler. İlk şoku Bulgaristan havalanında yaşarız; çünkü Daneel orada kendisinden sigara isteyen çam yarması, zihin özürlü bir tiple Bulgarca konuşur. Daneel anlatır: beş yaşına kadar Sofya’da öksüz yaşamıştır, daha sonra bir Alman rahip onu alıp bir Hıristiyan okuluna götürmüştür.

Tatili güzelleştirmek adına büyükçe the-island-2011-1bir tekneyle, İki Buçuk adı verilen adaya geçerler. Pek kimsenin olmadığı, pek keyifli de olmayan adada bir gün kalmayı planlarken Daneel orada annesi olduğundan şüphelendiği bir kadına rastlar. Aldığı elektrik, belki memleket havası onu bu şekilde düşünmeye sevk etmiştir. Bir gün daha kalmaya karar verir Daneel ve bu kez Sophie bağımlı olur. Sophie hamileliğini Daneel’den sakladığı için enikonu gerilirler. Derken bir gün daha, derken bir gün daha ve en sonunda Sophie krize girip gider adadan. Daneel artık adayı hissetmeye, doğasıyla yekvücut olmaya, adanın ruhunu almaya çalışır. Ve bir gün kendini adayı terk etmeye hazır hisseder. Havalanına giderken Sophie’yi arar, bebeği istediğini söyler ve dönüş yolunda olduğu müjdesini verir. Ancak son anda kalabalığı görür ve Bulgaristan Big Brother/Biri Bizi Gözetliyor yarışmasına katılmaya karar verir. Sophie Fransa’da bekleye durdun Daneel Bulgaristan’daki seçmelere havaalanında gördüğü zihin özürlü tiplemesiyle, Toshko adıyla katılır ve izlenme rekorları the-island-2011-5kırar. Sophie en sonunda dayanamayıp Sofya’ya Daneel’i aramaya gelir. Umudunu kesmişken müstakbel kocasını televizyonda zihin özürlü tiplemesiyle görür. Nihayetinde Daneel gerçek kimliğini açıklar, halk şaşırır; ama yine de yarışmanın favorisidir. Sophie de karnı burnunda girer yarışmaya. Fakat o da nesi! Daneel yine ortadan kaybolur…

Daneel herkesin afrasını tafrasını çekmekten sıkıldığı için hayatın hükmünde yaşamaktansa hayata hükmetmeye karar verir; canı ne istiyorsa yapmak, kimseye bağlı kalmamak ister. Onu bu düşünceye iten belki de köklerini bulacağı umuduyla adada geçirdiği günlerdir. Psikolojik olarak zorlandığı, aidiyet hissedip hissetmemek tereddüdünü yaşadığı ada Daneel’in hayatını değiştirir. Adaya hapsolmak, geçmişe hapsolmak! Neden bir yer bağlı, birileriyle kemikleşmiş ilişkiler içerisinde olmalı ki! Daneel nihayetinde filmin the-island-2011-4başında açtığı soytarı kartının anlamına ulaşmış gibidir, hayatını yaşar ve istediği gibi yaşar… zira son sahnede görürüz ki Daneel uluslar arası bir bisiklet yarışına katılmıştır ve Sophie kucağında bir iki yaşlarında bebeğiyle onu desteklemeye gitmiştir.

Bir Cevap Yazın